İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, uzun ve tartışmalı bir sürecin ardından Silivri 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Tuzla Davası’ olarak bilinen hakaret davasında ilk kez savunma yaptı. Eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’nın açtığı davada İmamoğlu, suçlamaları iki kez beraat ettikten sonra istinaf mahkemesinin bozması üzerine yeniden yargılamanın başlamasına neden olmuştu. Bu önemli duruşmada İmamoğlu’nun güçlü ve samimi savunması, adeta bir vaaz gibi dinleyicileri etkiledi.
Duruşma öncesinde İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve YENİ Parti İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer, İmamoğlu’nun yanında yerlerini aldı. İmamoğlu, savunmasında, 2014 yılından bu yana devam eden yargı baskılarına karşı direncini ve masumiyet karinesini koruma çabasını vurguladı. Savunmasında, “Atanmış hakimler benim hakkımda karar veremez” diyerek, yargı bağımsızlığına vurgu yaptı. Ayrıca, Türkiye’nin geleceği için, farklı görüşlere saygı duymayı, kutuplaşmayı önlemeyi ve birlik içinde yaşamayı hedeflediğini ifade etti.
İmamoğlu’nun savunmasının en dikkat çekici noktalarından biri, “Milletin huzurunda yarışan bir Türkiye” çağrısıydı. Mahkeme salonunda, 12 metrekarelik bir hücreden çıktıktan sonra aynı hücreye geri döneceğini belirterek, sevgi dolu kalbi ve milletinin desteğiyle bu zorlu süreçten başarıyla çıkacağına olan inancını dile getirdi. Ayrıca, Şadi Yazıcı ve diğerlerini, “savcılık koridorlarında” değil, milletin önünde yarışan bir Türkiye inşa etme hedefiyle hareket etmeye çağırdı. Bu ifadeleri, sadece davayla ilgili değil, aynı zamanda Türkiye’nin genel siyasi atmosferiyle ilgili önemli bir mesaj içeriyordu.