İsveç'in doğal yaşam koruma programı kapsamında, Prenses Victoria tarafından halkalanan genç bir leyleğin, Afrika'ya doğru başladığı uzun göç yolculuğu, Türkiye'nin Karaman ilinde trajik bir sonla karşılaştı. Kuşun, Avrupa kıtasından geçen ve yaklaşık 3500 kilometre kat ettiği bu yolculuk, beklenmedik bir felakete neden oldu. Bu olay, kuşların doğal yaşam döngüsünde ve insan etkileşiminde yaşanan karmaşıklığı gözler önüne serdi.

Prenses Victoria'nın bu projeye katılımı, leyleğe kendi adını vermesiyle büyük dikkat çekti. Veliaht Prenses, yavruların ayaklarına halkalar takarken, birine ‘Victoria’, diğerine ise Prens Daniel’in adını verdi. Bu eylem, kuş koruma çabalarına anlam ve önem katarken, aynı zamanda kuşu takip etmeye yönelik teknolojik araçların da etkinliğini gösterdi. Verici takılan iki yavru, Afrika'ya doğru uzun ve zorlu bir yolculuğa çıktılar.

Yolculuğunun yaklaşık 9 farklı ülkeden geçtiği ve bu süreçte 3500 kilometreden fazla mesafe kat ettiği tespit edildi. Ancak, Türkiye sınırına yaklaştıklarında, leyleğin vericisi aniden sinyal kesintisine uğradı. Bu durum, bölgedeki yetkililer ve kuş gözlemcileri tarafından hemen fark edildi. Alper Tüydeş gibi bir yaban hayatı fotoğrafçısının sosyal medyada yaptığı yardım çağrısı üzerine, bölge halkı harekete geçti ve sinyalin alındığı noktaya doğru bir arama başlatıldı.

Yapılan aramalarda, şok edici bir manzara ortaya çıktı: aynı enerji nakil hattının altında, Victoria isimli leylek ile birlikte toplam altı kuşun cansız bedenleri bulundu. Kuş uzmanları tarafından yapılan ilk incelemeler, bu toplu ölümlerin, bölgedeki yalıtımlı ve tehlikeli elektrik iletim hatlarının etkili olduğu yönünde güçlü şüphe uyandırdı. Bu olay, doğal yaşamın korunması ve çevresel risklerin değerlendirilmesi konusunda önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Olayın ardından, yetkililer tarafından bölgedeki elektrik hatlarının güvenliği konusunda detaylı bir inceleme başlatıldı ve benzer olayların önüne geçmek için acil önlemler alındı.