TOKİ’nin sosyal konut projelerinin kura süreçleri, artık sadece tartışmalarla değil, aynı zamanda vatandaşların ödeneklerini geri alamamasıyla da gündeme gelmeye başladı. Şikayet platformları, bu durumdan etkilenenlerin talepleriyle dolup taşarken, TBMM’de de konunun çözüme kavuşturulması için harekete geçildi. Vatandaşlar, sistemdeki hataların ve belirsizliklerin acımasız bir şekilde haklarını ellerinden aldığını düşünüyor.

CHP’li Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, yaşanan bu karmaşanın ardından, başvuru yaptığı halde sistemde herhangi bir kaydının bulunmayan ve ücretleri iade edilmeyen vatandaşların durumunu TBMM’nin gündemine taşıdı. Öztürk, “Kura çekimlerinde ortaya çıkan ve sistemin işleyişini aksatan yazılım, şimdi de vatandaşın meblalarının akıbetini belirsiz hale getirmiş durumda. Halkbank, Ziraat Bankası gibi kamu bankalarına ödeme yapılmış, dekontlar mevcut ve e-devlet üzerinden başvuru tamamlanmış olmasına rağmen, ATM’lerde ‘başvuru bulunmuyor’ uyarıları alınıyor. Bu durum, ciddiyetten uzak ve savunmasız vatandaşlarımızı derinden üzüyor.” diyerek konunun aciliyetine dikkat çekti.

Öztürk’ün vurguladığı gibi, bazı vatandaşların 5 bin lira gibi önemli miktarda ödeme yapmış olmaları, sistemin bu parayı esefle yutmasına neden oluyor. Bu durum, vatandaşların umutlarını sarsarken, aynı zamanda hak taleplerini de güçlendiriyor. İstanbul, Adana, Silivri gibi farklı şehirlerden gelen benzer şikayetler, bu sorunun ülke genelinde yaygın bir şekilde yaşandığını gösteriyor. Sistemdeki hataların giderilmesi ve vatandaşların ödeneklerinin iade edilmesi, acilen çözülmesi gereken bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Konuyla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na çağrıda bulunan Öztürk, “TOKİ’nin kura ve iade yazılımının çökmüş olduğundan şüphe duymuyoruz. Bu durum, büyük bir sistemsel usulsüzlüğün göstergesidir. Bakanlık, ‘hayalet başvuru’ sorununu derhal çözmeli, vatandaşın parası bir an önce iade edilmelidir. Bu, sadece bir vatandaşın değil, aynı zamanda tüm vatandaşların hakkını koruma sorumluluğumuzdur.” ifadelerini kullanarak, konunun çözümü için acil adımlar atılması gerektiğini vurguladı. Bu karmaşık durumun çözümü, hem vatandaşların güvenini yeniden kazanmak hem de TOKİ’nin gelecekteki projelerinin sorunsuz bir şekilde yürütülmesini sağlamak açısından hayati önem taşıyor.”} /