Türkiye, 2027-2029 dönemine yayılan yeni Orta Yıllık Programı (OVP) ile dış ticaret operasyonlarında köklü değişikliklere hazırlanıyor. Küresel ticarette yaşanan dijitalleşme ve korumacılık eğilimlerine karşı, ülke, ihracat stratejisini tamamen yeniden şekillendirerek, dijital dönüşüme ve e-ticarete öncelik veren bir yaklaşım benimsemeye karar verdi. Bu strateji, ihracatın daha verimli, sürdürülebilir ve rekabetçi hale gelmesini hedefliyor.

OVP kapsamında, Türkiye’nin dış temsilciliklerinin altyapısının güçlendirilmesi, pazar çeşitliliğinin sağlanması ve küresel lojistik ağların geliştirilmesi gibi hedefler hayata geçirilecek. Yeni dönemde, ihracatın dijital kanallarla büyümesi, farklı pazarlara açılım ve küresel lojistik süreçlerinin optimize edilmesi ön plana çıkacak. Bu kapsamda, dijital ticaret ve e-ticaret yoluyla ihracatın geliştirilmesi amacıyla yurt dışı teşkilatlarında kapasite artırımı yapılacak ve Türk ihracatçılarının küresel online pazarlara erişimi kolaylaştırılacak.

Programın merkezinde, ihracatçı firmalara yönelik doğrudan destekler ve bilgi akışı yer alacak. Hedef ülkelerdeki e-ticaret mevzuatı, tüketici politikaları ve düzenleyici çerçevelere ilişkin bilgiler sağlanacak, karşılaşılan dijital ticaret engellerinin kaldırılması için ticaret diplomasisi yürütülecek. Ayrıca, küresel tedarik zincirlerindeki yeniden yapılanma ve ayrışma eğilimlerine karşı pazar çeşitliliğini artırmaya yönelik stratejik çalışmalar yoğunlaştırılacak. Uzak Ülkeler Stratejisi ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelere ihracatın geliştirilmesi stratejisi, komşu, yakın ve dost ülkelerle ikili işbirlikleri derinleştirilecek ve Afrika ülkeleri ile uzun vadeli stratejik ortaklıklar hayata geçirilecek.

Yeni OVP, sadece ihracatın artırılmasına değil, aynı zamanda hizmet ihracatının ve Türk markalarının küresel bilinirliğinin yükseltilmesine de odaklanıyor. Bilişim, lojistik, sağlık, spor turizmi, danışmanlık, dijital aracılık, fuarcılık, gastronomi, kültürel ve kreatif endüstriler, yurt dışı müteahhitlik ve teknik müşavirlik sektörleri gibi yüksek katma değerli ihracat alanları öncelikli hale getirilecek. İhracatçıların finansman maliyetlerini düşürmek amacıyla İGE kefalet mekanizması etkinleştirilecek ve Türk Eximbank destekleri, yüksek teknolojili ve dijital dönüşüm odaklı ihracata yönlendirilecek. Bu sayede, Türkiye’nin dış ticareti, dijitalleşme ve e-ticaretin sunduğu fırsatlardan en iyi şekilde yararlanarak, küresel arenada daha güçlü bir konuma ulaşması hedefleniyor.