Türkiye’nin voleybol heyecanı, din ve siyaset arasındaki hassas dengeyi bir kez daha göz önüne serdi. Avrupa Şampiyonluğu zaferini elde eden A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın başarısı, aynı zamanda farklı dini görüşlerin ve siyasi yorumların da yeniden yüzleşmesine neden oldu. Bu durum, uzun yıllardır tartışılan ve zaman zaman kamuoyuna yansıyan dini iddiaların yeniden gündeme gelmesine yol açtı.

Bu tartışmaların merkezinde, ‘Cübbeli Ahmet’ olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü vardı. Ünlü, yıllar önce yaptığı bir açıklamada, kadın voleybolcuların başarısını kutlamanın dinen ‘haram’ olduğunu ileri sürerek, “Haramı tebrik etmek insanı dinden çıkarır” şeklinde konuşmuştu. Bu iddia, Avrupa Şampiyonluğu’nun ardından tekrar gündeme geldi ve Yeni Şafak gazetesinin yazarı İsmail Kılıçarslan’ın sorusuyla bir tartışma daha alevlendi. Kılıçarslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın A Milli Kadın Voleybol Takımı’nı sarayda kabul ederek, açıktan tebrik etmesini hatırlatarak, “Cübbeli Ahmet’in bu fetvasına göre Cumhurbaşkanımızın durumu nedir?” sorusunu yöneltti.

Kılıçarslan’ın sorusu, Cübbeli Ahmet’in yıllardır sürdürdüğü dini argümanları ve AKP hükümeti arasındaki yakın ilişkiyi de beraberinde getirdi. İsmailağa cemaatiyle bağlarını koparıp kendi cemaatini kuran Ünlü’nün, son dönemde Erdoğan’a ve Cumhur İttifakı’na verdiği destek, bu tartışmalarda önemli bir rol oynadı. Haziran ayında Üsküdar Belediyesi Başkanvekilliği görevini AKP’ye bıraktıktan sonra sosyal medyadan yayınladığı ifadelerde, İstanbul’un ‘kaybedilmesine sebep olanlara da müstehaklarını i'tâ eylesin’ diyerek, geçmişteki hataları ve bu hatalardan kimlerin sorumlu olduğunu vurgulamıştı. Bu tür söylemler, dini ve siyasi hassasiyetleri bir araya getirerek tartışmayı daha da karmaşık hale getiriyor.