İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın liderliğindeki karmaşık bir operasyon, Emniyet güçlerinin FETÖ’ye karşı yürüttüğü hassas soruşturmanın doruk noktasına ulaştı. ‘Garson’ kodlu bir istihbarat kaynağının sağladığı dijital kanıtlar, EMAR (Emniyet Mahrem Analiz Raporu) verilerini barındıran bir SD kartın, örgütün iç işleyişine dair kritik bilgiler içerdiğini ortaya koydu. Bu bulgu üzerine, 20 ayrı şahıs, örgütün gizli operasyonel ağlarıyla bağlantılı olduğu tespit edilerek tutuklanma sürecine dahil edildi.
Soruşturmaların ilerleyen aşamalarında, şüphelilerin FETÖ’nün mahrem yapılanmalarına yoğun olarak dahil oldukları belirlendi. Bank Asya’da aktif hesaplar, hesap hareketlerinde ani ve olağan dışı artışlar, sürekli ve ardışık arama kayıtları gibi unsurlar, bu kişilerin örgüt içerisinde önemli bir rol oynadıklarını gösterdi. Araştırmalar, şahısların, örgütün emniyet içinde faaliyetlerini yöneten, üst düzey yöneticilere yakın kişiler olduğu yönünde kuvvetli kanıtlar ortaya koydu.
Operasyon, 5’i aktif görevde, 3’ü kamu görevinden ihraç edilmiş ve 12’si özel sektörde çalışan toplam 20 kişi üzerinde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. İstanbul merkezli olarak, 6 farklı ilde, 21 ayrı ikametgah ve iş yerinde yapılan baskınlarda, şüphelilerin tamamı göz altına alındı. Bu operasyon, FETÖ’nün güvenlik bürokrasisindeki derin köklerini ortaya çıkarmada önemli bir adım olarak tarihe geçti.
Emniyet güçlerinin koordineli çalışması sonucunda gerçekleştirilen ‘Şafak Operasyonu’, FETÖ’nün gizli operasyonel ağlarını çökertme ve örgütün faaliyetlerine son verme hedefi doğrultusunda önemli bir başarıyı beraberinde getirdi. Operasyonun ardından, FETÖ’nün emniyet içinde kurduğu gizli yapılar hakkında daha detaylı soruşturmaların başlayacağı ve benzeri operasyonların artarak devam edeceği tahmin ediliyor.