İnegöl’de etkili olan alışılmadık şiddetteki yağış, beraberinde yüksek kesimlerdeki kar erimesine neden oldu. Bu durum, bölgedeki su kaynaklarını kritik bir seviyeye taşıdı ve Boğazköy Barajı’nda beklenmedik bir durumun ortaya çıkmasına yol açtı. Barajın doluluk oranı yüzde 100’e ulaştıktan sonra, barajın hemen çevresindeki tarım arazileri sular altında kaldı. Bu beklenmedik gelişme, yerli ve yabancı kamuoyunda büyük bir tepkiye neden oldu.
Yaklaşık 500 dekarlık bir alanda, kuraklık döneminde baraj gövdesine yerleştirilen ve izinsiz olarak ekim yapılan tarım arazisi, su seviyesinin yükselmesiyle birlikte tamamen suya gömüldü. Bu alanlarda yetiştiricilerin çabalarıyla büyüyen buğday ve mısır mahsulleri, şimdi suların altında kalmış durumda. Dron teknolojisiyle yapılan detaylı görüntüler, bu trajik tabloyu gözler önüne serdi. Olay, bölge çiftçileri için büyük bir kayıp olarak değerlendiriliyor.
Bu felaketin temel nedeni, sadece aşırı yağış değil, aynı zamanda yüksek kesimlerdeki kar erimesiyle artan su akışıydı. Dereler aracılığıyla baraja ulaşan su, Kocasu Nehri üzerinden Yenişehir Ovası’na ulaşarak Sakarya Nehri’nin beslenmesine katkıda bulundu. Bölgedeki su dengesinin bozulması, uzun vadede bölgedeki ekosistem üzerinde de ciddi etkiler yaratma potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, bu tür durumlarda önceden risk analizi yapılması ve alınması gereken önlemler konusunda uyarıyor.
Durumu daha da kritik hale getiren bir diğer unsur ise, baraj havzasında yer alan ve daha önce kamulaştırılan alanların, su tutma kotu içinde kalmasıydı. İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, bu durumun çiftçilere ait olmadığına ve barajın doğal kapasitesinin aşılması durumunda kaçınılmaz bir sonuç olacağını vurguladı. Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri, olası taşkınları önlemek amacıyla 15 gün önce su seviyesini düşürmüş, ancak bu önlem, barajın dolması ve arazilerin su altında kalması gibi bir sonucu beraberinde getirmişti. DSİ yetkilileri, alınan tedbirler sayesinde çevredeki yerleşim yerlerinde ciddi bir zarar yaşanmadığını bildirdi. Ancak, bu durum, baraj havzası yönetimi konusunda daha dikkatli ve stratejik bir yaklaşımın gerekliliğini ortaya koyuyor.