Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa kıtasından başlayıp Orta Asya'nın kalbine uzanan, eşsiz bir macera olan Doğu-Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi'ne katılan sporcularla Ankara’da duygulu bir vedalaşma gerçekleştirdi. Bu sıra dışı yolculuk, sadece fiziksel bir zorluktan çok daha fazlası olacak; farklı kültürleri bir araya getirme ve insanlık tarihinin en önemli ticaret yollarından birinin mirasını yaşatma hedefini taşıyordu. Bu etkinlik, uluslararası işbirliğinin ve kültürel etkileşimin güçlü bir simgesi olarak öne çıkıyor.
Dışişleri Bakanlığı’nın koordineli desteğiyle, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yanı sıra Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TÜVTÜRK) ve TÜVTÜRK’ün katkılarıyla hayata geçirilen bu ralli, 27 Nisan’da Almanya’dan start aldı. Ankara’ya ulaşan ralli ekibi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önünde, kendilerini bekleyen sporcularla bir araya geldi. Rallinin lideri Nadir Serin’in detaylı güzergah açıklamasıyla ardından, Başkan Erdoğan, sporcularla selamlaşırken, 15 Temmuz Şehitler Anıtı önünde hatıra fotoğrafı çekimi gerçekleştirdi. Ailelerin çocuklarına oyuncak ve harçlık hediye ettiği ralli lideri, bu anlamlı buluşmanın ralliye start verilmesiyle birlikte, ekibi uğurladı.
Programa, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan gibi üst düzey yetkililer eşlik etti. Bu birliktelik, Türkiye’nin uluslararası arenadaki etkinliğinin ve diplomasi kapasitesinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Ralli, yaklaşık 19 bin kilometre uzunluğunda olacak ve Almanya, Türkiye, İran, Türkmenistan ve son olarak Nepal’i kapsayan kapsamlı bir rotayla ilerleyecek. Bu zorlu yolculuk, sporcuların hem fiziksel hem de zihinsel sınırlarını zorlayacak. Rallinin tamamlanmasıyla, sporcular yaklaşık 7 bin metre rakımlı Nepal’de hedeflerine ulaşacak ve bu başarıyı tüm dünyaya ilan edeceklerdir. Bu benzersiz proje, Türkiye’nin turizm potansiyelini ve kültürel zenginliğini, aynı zamanda Orta Asya’nın keşfedilmemiş güzelliklerini bir araya getirerek, farklı kültürler arasında köprü kurmayı amaçlıyor.