Türkiye ekonomisinde dikkatleri çeken önemli bir gelişmeyle karşı karşıya geldik. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Nisan ayı enflasyon verileri, piyasa beklentilerini aştı ve ekonomist Doç. Dr. Filiz Eryılmaz, bu durumun beklentileri tamamen değiştirebileceğini vurguluyor. Enflasyonun özellikle gıda ve hizmet sektörlerinden kaynaklanan bu sert artışı, faiz politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini işaret ediyor.

Doç. Dr. Eryılmaz’a göre, Nisan ayındaki enflasyon rakamları (aylık %4,18, yıllık %32,37) ekonomideki dengeleri derinden etkileyecek potansiyele sahip. Gıda sektöründeki %3,7’lik fiyat artışı, giyim ve konut gibi diğer sektörlerdeki mevsimsel etkilerle birleşince, enflasyonun genel tüketim mallarına yayılma riskini artırıyor. Lokanta ve otel gibi hizmet sektörlerindeki güçlü fiyat artışları da bu durumu destekliyor.

Küresel arenadaki jeopolitik gelişmelerin de enflasyonist baskıyı artırdığını belirten Eryılmaz, savaş kaynaklı petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki dalgalanmaların Türkiye’deki enflasyona doğrudan yansıdığını vurguluyor. Bu durum, Merkez Bankası’nın çekirdek enflasyon verilerinde de yükseliş sinyalleri görmesine neden oluyor. Bu nedenle, enflasyonla mücadele için daha agresif önlemler alınması gerektiği düşünülüyor.

Merkez Bankası’nın faiz indirimine yönelik beklentisinin de ciddi şekilde ertelendiğini ifade eden Doç. Dr. Eryılmaz, yıl sonuna kadar politika faizinin %35 ve üzeri seviyelerde kalabileceğini öngörüyor. En erken faiz indiriminin temmuz-eyylül dönemine hatta yılın son çeyreğine kayabileceği tahmin ediliyor. Yüksek enflasyon ortamında bankacılık sektöründe yaşanan zorlukların, perakende ve gıda şirketleri gibi belirli sektörlerde daha olumlu sonuçlar doğurabileceği de değerlendiriliyor. Ancak, faize duyarlı sektörlerdeki baskının devam etmesi ve borsada genel bir dirençli duruş sergilenmesi beklenmiyor.