Sanatçı Seda Sayan, Türkiye'nin önde gelen perakende forumu olan Perakende Zirvesi'ne katılarak, sadece bir eğlence sanatçısı değil, aynı zamanda derin düşüncelere sahip bir figür olarak da dikkat çekti. İlk olarak, çocukluk dönemindeki radyo sınavları macerasını ve düğün salonlarında şarkı söylemeye başladığı dönemi anlatarak, başarıya ulaşmanın hayal gücüyle başladığını vurguladı. ‘Eğer kendine inanıyorsan, sonra hayalini kuruyorsan, sonra o yüreği de ortaya koyuyorsun,’ diyerek, bireysel çabanın önemine dikkat çekti.

Sayan, televizyon kariyerinin ilk yıllarında karşılaştığı eleştirilere de yer verdi. Televizyona ilk adım atarken bazı kesimlerin ‘saçma bir samimiyet’ veya ‘oynuyor’ şeklinde yorumlar yaptığını belirterek, uzun yıllar boyunca canlı yayınlarla bu eleştirilere rağmen zirveye oynamış olduğunu ifade etti. ‘35 yıl canlı yayın yaptım,’ diyerek, sabır, azim ve sürekli gelişim vurgusu yaptı. Z kuşağına uyum sağlamaya yönelik sorulara ise, ‘Galiba Z kuşağı, babaanne, anneanne, anneleri, teyzeleri, halaları beni seyrederken ekranın önünden geçen çocuklardı,’ diyerek, beklenmedik bir bakış açısı sundu.

Sayan'ın ilişkilerle ilgili yaptığı değerlendirmeler, özellikle 7 evliliğinin ardından gelen eleştirilere yanıt olarak yaptığı açıklamalar, büyük bir tartışma yarattı. ‘Asıl 7 kere evleneni dinleyeceksin. Asıl beni dinleyeceksin,’ diyerek, uzun süren tecrübesinin değerini vurguladı. Aynı zamanda, kadınların ilişkilerde maruz kaldığı manipülasyon ve mobbing gibi hassas konulara da değinerek, güçlülüğün aslında daha çok manipüle edilmeye çalışıldığını ve bu durumun sorumlusunun manipülatör olduğunu savundu. ‘Şiddet mağduru birçok akademisyen kadın olduğunu biliyor musunuz?’, sorusuyla, bu tür sorunların toplumda yeterince görünür olmamasının altını çizdi.