Küresel finans piyasalarında yaşanan istikrarsızlık, para birimlerinin akışı üzerinde ciddi etkiler yaratmaya devam ediyor. Özellikle dolar/TL kurunda gözlemlenen aşırı yükselişler, enflasyonist baskılar ve bölgesel jeopolitik gerilimler arasındaki karmaşık etkileşim sonucunda şekilleniyor. Bu durum, yatırımcıların risk toleransını düşürerek piyasalarda daha temkinli bir havaya neden oluyor.

Cuma günü stabil kalmaya çalışan dolar/TL, yeni haftanın ilk gününde beklenmedik bir ivme kazandı. Kapanış fiyatının hemen altında seyreden 45,1866'lık seviyeden hızla yükselen para birimi, 13.23'teki seansın sonunda 45,20'ye ulaştı ve yeni bir rekor kırarak piyasalarda şaşkınlık yarattı. Aynı zamanda Euro/TL de yükseliş trendine ortak olurken, 52,89'u geçerek önemli bir artış gösterdi.

Ekonomik veriler de bu belirsizliğe katkıda bulunuyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı 2026 yılının nisan ayı tüketici enflasyon raporu, beklentilerin üzerinde bir tavanla açıklanırken, TÜFE'nin yıllık yüzde 32,37 ve aylık yüzde 4,18 oranında gerçekleşmesi piyasalarda ciddi endişelere yol açtı. Bu durum, Merkez Bankası'nın gelecekteki para politikalarını belirlemesinde önemli bir etken olacak.

Bu gelişmelerin yanı sıra, ABD, İsrail ve İran arasındaki hassas ilişkiler ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimler, petrol fiyatlarını da etkileyerek küresel piyasaları daha da istikrarsızlaştırıyor. ABD Başkanı Trump'ın Orta Doğu'daki krizle ilgisi olmayan ülkelerin gemilerine desteğini açıklaması, petrol tedarikine ilişkin endişeleri azaltırken, bu durumun uzun vadeli etkileri hala belirsizliğini koruyor. Analistler, petrolün erişilebilirliğinin fiyatlandığını ve arzı artırabilecek her türlü gelişmenin olumlu karşılanacağını vurguluyor. Gelecek haftalarda ABD'de açıklanacak tarım dışı istihdam verisi, imalat sanayi PMI'si ve fabrika siparişleri gibi veriler, küresel ekonominin yönü hakkında daha net bir tablo çizmeye yardımcı olacak.