İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü kapsamlı soruşturma, Ahbap Derneği'nin faaliyetleri ve bağışların akıbeti hakkında yeni detayları gün yüzüne çıkarıyor. Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi tarafından başlatılan operasyonlar sonucunda 20 kişi tutuklandı, 8'i ev hapsine gönderilirken, 21 kişi ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Bu gelişme, soruşturmanın derinleştirdiği ve şüphelilerin hesap verebilirliğinin artırılmasının hedeflendiği yönünde bir sinyal veriyor.
Soruşturmanın ilk aşamasında, 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra Ahbap Derneği aracılığıyla toplanan bağışların nasıl kullanıldığına dair önemli bir bulgu ortaya çıktı. İzmit'teki depolarda depolanmış çadır, tekerlekli sandalye, elektrikli bisiklet ve kırtasiye gibi yardımların çürüyüp terk edildiği belirlendi. Bu durum, bağışların şeffaf bir şekilde dağıtılamamasının ve kaynakların kötüye kullanılabileceğinin acı bir örneği olarak gösteriliyor. Bu tespit, soruşturmanın daha da genişlemesine ve bağışların kullanımında usulsüzlüklerin araştırılmasına zemin hazırlıyor.
Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında, 6 Şubat – 31 Aralık 2023 tarihleri arasında depremzedelere ulaştırılmak amacıyla derneğe 4,3 milyar lira bağış toplandığı ve bunun 4,2 milyar liralık kısmının harcandığı tespit edildi. Ancak, bu bağışların nasıl harcandığına dair şaşırtıcı detaylar ortaya çıktı. Toplanan bağışların büyük bir bölümü, 13 Şubat – 25 Mayıs 2023 tarihleri arasında nakit çekildi. Özellikle 500 milyon liralık bir çekme, 2 milyar liranın üzerinde tutarların konut projelerinde ve 1 milyar liranın üzerinde tutarların ise mal ve hizmet alımlarında kullanıldığı belirlendi. Bu durum, bağışların amacından sapmış olabileceği ve finansal kayıp riskinin yüksek olduğu yönünde ciddi şüpheler uyandırıyor.
Soruşturma, sadece bağışların kullanımında değil, aynı zamanda yardımların nasıl taşındığı konusunda da önemli bulgulara ulaştı. Dernekle organik bir bağlantısı olan bazı şüpheliler tarafından kurulan nakliye şirketleri aracılığıyla deprem yardımlarının taşınması sırasında şahsi menfaat elde edildiği ve kamu kurumlarına teslim edilen yardımların bir bölümünün faturalardaki miktarlardan eksik olduğu tespit edildi. Bu durum, soruşturmanın sadece finansal kayıpları değil, aynı zamanda yolsuzluk ve hırsızlık gibi suç unsurlarını da içerdiğini gösteriyor. Savcılığın, bu tespitler doğrultusunda geniş kapsamlı bir soruşturma yürütmesi ve sorumluların adını kullanarak kamuoyunu bilgilendirmesi büyük önem taşıyor.