Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), piyasaların nabzını tutarken, politika faizini yine de sabit tuttu. Bu hamle, özellikle yıl sonu toplantıları öncesinde ekonomide bir miktar belirsizlik yaratırken, uzmanlar tarafından dikkatle analiz ediliyor. TCMB'nin bu temkinli yaklaşımının ardındaki gerekçeler, jeopolitik riskler ve enflasyon beklentileri doğrultusunda şekilleniyor.
Karar metninde, küresel ekonomik dengesizliklerin yanı sıra, enerji piyasalarındaki artışın enflasyon üzerindeki potansiyel etkileri de vurgulandı. Ekonomistler, Merkez Bankası'nın bu durum karşısında ihtiyatlı bir tutum sergilediğini belirtiyor. Ancak, enerji fiyatlarında bir rahatlama sağlanması halinde, yılın son aşamalarında faizlerde bir revizyon yapılma ihtimali değerlendiriliyor.
AA Finans analisti Haluk Bürümcekçi, TCMB'nin mevcut belirsizlik ortamında, bir sonraki toplantıda net bir yol haritası çizmediğini savundu. Bürümcekçi, enerji piyasalarındaki olumlu gelişmelerin, Merkez Bankası'nın faiz politikası konusunda daha esnek davranmasına olanak tanıyabileceğini ekledi. Bu senaryoda, 200 baz puanlık bir indirimin mümkün olabileceği tahmin ediliyor. 22 Ekim'e kadar beklenen gelişmelerin yakından takip edileceği vurgulandı.
Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör ise TCMB'nin dezenflasyondaki ilerlemeye rağmen, ihtiyatlı duruşunu sürdüreceğini öne sürdü. Mevcut enflasyon beklentilerinin değişmemesi durumunda, faiz indirimlerinin yeniden başlayabileceği ve yıl sonunda politika faizinin yüzde 35'e kadar gerileme potansiyelinin bulunduğunu belirtti. İç talepteki zayıflığın, dezenflasyon sürecini desteklediği, ancak Merkez Bankası'nın yukarı yönlü risklere karşı dikkatli kaldığına dikkat çekildi. Piyasa verileri Matriks Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlandı ve BIST hisse senetleri, VİOP ve tahvil-bono verileri 15 dakika gecikmeli olarak sunulmaktadır.