Eğitim arenasında yankılanan sesler, MEB’in önünde toplanan yüzler aracılığıyla duyuldu. 70. basın açıklamasıyla yürüyüşe geçen ücretli öğretmenler, yıllardır süren mağduriyetlerine dikkat çekerek, hak taleplerini dile getirdi. Basın açıklaması, yıllar sonra sahipsizlikle karşı karşıya kaldıklarını ve geleceklerine dair umutlarını koruduklarını gösterdi.

Ücretli öğretmenler, dershane öğretmenleri gibi liyakat bazlı atamaların şart olduğunu, yıllarca MEB’de hizmet verdiklerini ve yaşlılık çağına kadar emeklilik hakkı görmediklerini vurguladı. ‘Emektar ücretli öğretmene statü değil, kalıcı istihdam şart’ sloganlarıyla, Bakanlığın onları ortada bıraktığını ve güvencesiz çalıştıklarını savundu. EYT’nin onlar için bir çözüm olmamış, 15-20 yıllık özverilerine karşılık bulamamışlardı. Bu durum, onların hayallerindeki emekli hayatını tamamen erteledi.

Açıklamanın başında, Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği Başkanı Levent Atasoy, “Ücretli öğretmenlerin sahipsiz olduğunu buradan haykırmak için geldik” diyerek, derneğin 70. kez MEB önüne geldiğini belirtti. Atasoy, ücretli öğretmenlerin asgari ücretin altında, güvencesiz bir şekilde yeni eğitim öğretim yılına başlayacağını, Emektar ücretli öğretmenlerin yıllardır devlet okullarında kadrolu ile aynı işi yapmalarına rağmen aynı koşullarda çalıştıklarını ve emekli olamadıklarını ifade etti. “Mezarda nasıl emekli olalım?” sorusunu sorarak, yaşamlarını ve geleceğini tehdit eden Bakanlığın politikasına karşı durdu.

Atasoy, yıllarca köy okullarında, tercih edilmeyen yerlerde çalıştıklarını, kadrolu öğretmenlerin gitmesiyle boşalan pozisyonları doldurduklarını ve yeni göreve başlayan ücretli öğretmenlerin de AGS’ye çalışacaklarını söyleyerek, “Biz bırakmadık, yıllardır emek verdik. Emek ataması, kadro ve emekliliğimizi istiyoruz” dedi. Eğitimde yaşanan adaletsizlikler ve özlük haklarının sağlanmaması, ücretli öğretmenlerin umutlarını kırmaya yönelik bir durum olarak değerlendirildi. Dernek yöneticilerinin 10 yıl boyunca bakanlığın önüne gelip hiçbir sonuç alamaması, bu durumun aczasızlığını ortaya koydu. ‘Bizi ortada bıraktılar, sahipsiziz’ diyerek, derhal çözüm çağrısında bulundu. Kamu Denetçiliği Kurumu’nun tavsiye kararlarının uygulanmasını talep ederek, Bakanlığın bu kararlara uymamasını eleştirdi.