Kadın sağlığına dair bilinç eksikliği, vücudumuzun kendi kendine verdiği sinyalleri anlamamıza engel olabilir. Her zaman belirgin bir şikayeti olan bir rahatsızlık, aslında kanser gibi ciddi bir durumun ilk belirtisi olabilir. Bazen, vücudumuzun verdiği küçük bir uyarı, günlük yaşamın yoğunluğu içinde yorgunluk, stres veya hormonal dalgalanmalarla karıştırılarak farkında olmadan gözden kaçırılabilir. Uzmanlar, bu nedenle kadınların vücutlarına duyarlı olmalarını ve olağandışı durumları ihmal etmemelerini tavsiye ediyor.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Murat Yassa, rutin sağlık kontrollerinin önemini vurgulayarak, “Bazı belirtilerin alışılmadık bir şekilde ortaya çıkması, tekrarlaması, şiddetlenmesi veya iki haftadan uzun sürmesi, mutlaka bir uzmana başvurmayı gerektiren bir durumdur. Özellikle erken evrede yakalanabilen kanser türlerinin tedavisi, ilerlemeden önce çok daha başarılı olabilir. Bu nedenle, herhangi bir şüpheniz varsa, vakit kaybetmeden bir hekime danışmak, sağlığınız için en doğru adım olacaktır,” dedi.
Doç. Dr. Yassa, kadınlarda kanser riskini artırabilecek 5 önemli uyarı işaretini detaylandırdı. İlk olarak, menopoza giren kadınlarda görülen her türlü kanama, miktarına bakılmaksızın, mutlaka bir jinekolojik muayene ile değerlendirilmelidir. Rahim kanseri tanısı alan kadınların yaklaşık yüzde 90’ında ilk belirti menopoz sonrası kanamadır. Menopoz sonrası kanama yaşayan kadınların ise yaklaşık yüzde 9’unda rahim kanseri saptanır. Bu durum, adet döngüsü sırasında alışılmadık uzamalar veya yoğunluk artışları da dahil olmak üzere, herhangi bir anormallik durumunda bir uzman tarafından kontrol edilmelidir. İkinci olarak, sindirim sistemi şikayetleri ile birlikte karında sürekli şişkinlik, az yemekle doyma, kıyafetlerde bel bölgesinde daralma ve karında dolgunluk hissi, yumurtalık kanserinin erken belirtileri arasında yer alabilir. Bu durumda, derhal bir kadın hastalıkları uzmanına başvurmak önemlidir. Üçüncü olarak, ilişki sonrası kanama veya kanlı, kötü kokulu akıntı, rahim ağzı kanserinin erken dönem belirtileri olabilir. Rahim ağzı kanseri, uzun süren öncü lezyon dönemleriyle tespit edilip tedavi edilebilen kanserler arasında yer alır. Dördüncü olarak, kasıkta veya alt karında geçmeyen ağrı, baskı hissi, sık idrara çıkma isteği ve nedeni bulunamayan kabızlık, yumurtalık ve rahim kanserlerinin belirtileri olabilir. Son olarak, vulva kanseri, belirtileri uzun süre mantar enfeksiyonu olarak göz ardı edilerek ihmal edilebilir. Kaşıntı, iyileşmeyen genital yaralar, kalınlaşmış veya renk değiştirmiş cilt alanı ve yeni beliren kabarıklıklar, mutlaka bir jinekolojik muayene ile değerlendirilmelidir.
Doç. Dr. Murat Yassa, toplum genelinde uygulanan tarama testlerinin, yumurtalık ve rahim kanserleri için olmadığını ve bu nedenle belirtileri bilmenin ve düzenli jinekolojik muayenelere gitmenin erken tanı için kritik önem taşıdığını vurguladı. Normalin üstünde kilolu olan veya polikistik over sendromu tanısı almış kadınların, rahim kanseri riskinin daha yüksek olduğunu ve bu nedenle daha sık takip edilmesi gerektiğini de ekledi. Ailesinde meme, yumurtalık, rahim veya bağırsak kanseri öyküsü olan kadınlar için ise kalıtsal risk değerlendirmesi ve daha yakın izlem gerekebiliyor. Unutmayın, erken teşhis, tedavi başarısını doğrudan etkiler!”}”>”}