Bursa’nın bereketli topraklarında, geleneksel tarım yöntemlerine bağlı kalan bir çiftçi, beklenmedik bir başarı hikayesi yazdı. Karacabey’in Bakırköy Mahallesi’nde yaşayan Mehmet Ali İnan, sebze yetiştiriciliğinde yaşadığı zorlukların ardından ata tohumu acı biber üretimine yönelerek, 300 bin liralık bir gelir elde etti. Bu sıra dışı dönüşüm, hem çiftçinin kendi ayakları üzerinde durma çabasını hem de yerel ürünlerin değerini ortaya koyuyor.
Mehmet Ali İnan, yıllar önce domates, dolmalık, çarliston, Demre ve yağ biberi gibi çeşitli sebzeler yetiştiriyordu. Ancak tarladaki ürünlerin sürekli zarar görmesi, çiftçinin gelir kaynaklarını olumsuz etkilemişti. Bu noktada, köyde uzun yıllardır kullanılan ata tohumu acı biber üretimine yönelme kararı alındı. Bu karar, hem ekonomik bir çözüm sunarken hem de yerel tarım kültürüne saygı gösteriyordu. İnan, annesi ve çocuklarının yardımıyla, 5 dönümlük arazisine 35 bin ata tohumu fide dikerek, bu yeni iş koluna adım attı.
Üretim süreci, taze tohumları kendi fide olarak yetiştirmekten başlayıp, biberlerin hasat edilip kurutulması ve pul biber haline getirilmesi gibi adımlardan oluşuyordu. Üretilen biberlerin kilosunu 400 liradan satarak, çevredeki lokantalara ve hatta Türkiye’nin farklı illerine satış yaparak gelir elde ediyordu. “Gaziantep’e bile acı biber gönderiyoruz” diyerek, ürünlerinin kalitesini ve pazar değerini vurguladı. Sezon boyunca ortalama 1 ton pul biber üreterek, toplamda 300 bin liralık bir kazanç elde etti.
İnan’ın başarısının sırrı, yerli ve özgün tohumlarını kullanması ve geleneksel üretim yöntemlerine bağlı kalmasıydı. “Bu hibrit değil. Bu köyde yıllardır kullanılan ata tohumu. Tohuma para vermiyoruz, kendi tohumumuzdan fidelerimizi yetiştiriyoruz” diyerek, yerel tarımın önemine dikkat çekti. Bu yaklaşım, hem maliyetleri düşürmüş hem de yerel tarım kültürünün korunmasına katkıda bulunmuştu. Bu hikaye, sürdürülebilir tarım ve yerel kaynakların değerinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.