İstanbul'un gözde mezarlığı Zincirlikuyu'nda, bir yıl önce kaybettiğimiz Sırrı Süreyya Önder'in hatırası, anlamlı bir anma töreniyle yad edildi. TBMM Başkanvekili görevinde bulunurken hayatını kaybeden Önder, Türkiye'nin siyasi hafızasında barış, hoşgörü ve insan hakları savunuculuğu ile kalıcı bir iz bırakmıştı. Törene, Önder’in ailesi, yakın çevresi, siyasi temsilciler ve sayısız seveni katıldı, herkesin yüreği aynı acıyla doluydu.

Törenin başında, Kur’an-ı Kerim’in okunması ve duaların edilmesiyle başlayan duygusal atmosfer, sözcülerin ve temsilcilerin konuşmalarıyla daha da yoğruldu. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Önder’in hem kişiliği hem de ideolojik tutumlarıyla Türkiye’ye önemli bir katkı sağladığını vurguladı. Bakırhan, “Sırrı Süreyya Önder, sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda umudun, direnişin ve barışın sembolüydü. Bugün, onun bu değerleri ne kadar koruyacağımızı ve gelecek nesillere aktaracağımızı sorgulamak için buradayız. Onun mücadelesi, hala bize yol gösteriyor ve asla unutulmayacaktır” diyerek, Önder’in barış vurgusunu ve insan hakları konusundaki hassasiyetini hatırlattı.

TBMM Başkanvekili Pervin Buldan ise Önder’in toplumun geniş kitlelerince saygı ve sevgiyle anıldığını ifade etti. “Sırrı Süreyya Önder’in mirası, sadece siyasi bir miras değil, aynı zamanda insani bir miras. Onun barışa olan inancı, cesareti ve feraseti, bizlere ilham kaynağı olmaya devam edecek. Bugün burada, onun bize bıraktığı bu değerli mirası yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için bir araya geldik” şeklinde konuştu. Buldan, Önder’in “Barış gelsin de ne zaman gelirse gelsin ama mutlaka gelsin” sözünü tekrar ederek, barışın mümkün olduğuna olan inancını ve bu hedefe ulaşma kararlılığını dile getirdi.

Törenin en dokunaklı anlarından biri, Önder’in kızı Ceren Önder Kandemir’in babasına olan özlemini dile getirmesi oldu. Kandemir, “Babacığım, bugün buraya dostlarınla geldik. Bedenen yanımda olmadığın bu bir yılda hem kendi dünyamızda hem de dışarıda yaşananları sana anlatmak istiyorum. Dostlarınla bir gün bile ayrılmadık, birbirimize tutunarak teselli bulmaya çalıştık. Onun gülüşü, esprileri, sıcaklığı… Hepsi birer armağandı. Barışın inadı hala devam ediyor, bu da onun en büyük mirasıdır” diyerek gözyaşlarına boğuldu. Ayrıca, torunu Can’ın da babasının hatırasına dost olduğunu, onunla görüntülü konuşarak ve fotoğraflarını inceleyerek anılarını yaşattığını ifade etmesi, törene ayrı bir anlam katmıştı. Ceren Önder Kandemir, ayrıca, babasının sevdiği bir türkücü olan Kahtalı Mıçe’nin şiirini babasının sesinden okutarak, bir anı daha canlandırdı.