Türkiye’nin Akdeniz kıyıları, son günlerde uluslararası arenada büyük bir tartışma yaratan olaylara tanık oldu. İnsani yardım faaliyetleri yürütürken İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda alıkonulan ve zor altında bırakılan Sumud Filosu aktivistleri, Türkiye’ye getirildi. Bu olay, uluslararası hukuk ihlallerinin ve insan hakları ihlallerinin ne kadar yaygın olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Sumud Filosu, Gazze Şeridi’ne insani yardım malzemesi götürmek amacıyla denize açılmıştı. Ancak, İsrail güçleri tarafından uluslararası sularda hedef alındı, teknelerle baskın yapıldı ve aktivistler gözaltına alındı. Aktivistlerden Sijaad Hussain, “Gazze’ye doğru insani yardım taşıyorduk. Bize uluslararası sularda plastik mermiyle saldırdılar. Yaralananlar oldu. Teknelerimize baskın yapıp bizi büyük bir konteyner gemisine götürdüler ve oraya yerleştirdiler. İnşallah, Filistin özgür olduğunda biz de özgür olacağız. Türk milletine sağladıkları her şey için teşekkür etmek istiyorum.” diyerek yaşadıklarını anlattı. Bu olay, İsrail’in uluslararası hukuku çiğneyerek, insanları hedef alarak ve işkenceye maruz bırakarak gerçekleştirdiği eylemlerin ne kadar vahşi olduğunu gösteriyor.

İngiliz aktivist Katy Davidson, teknenin ön kısmına geçirilerek tehdit edildiğini ve yüzen bir hapishane gibi koşullarda tutulduğunu aktardı. “Yüzen bir hapishaneye götürüldük. Buradan botlarla alınarak konteynerlerden oluşturulan geçici bir alanda tutulduk. Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar. Gece boyunca ıslak yataklarda uyumaya zorlandık. Yataklar özellikle ıslatılmıştı. Bize sınırlı miktarda yiyecek ve su verdiler, sert ve tehditkâr bir tutum sergilediler. Herkesin olanlara tepki vermesi gerekiyor, çünkü bu durum Filistin ile sınırlı kalmayacak, dünya geneline yayılacak. Çünkü onlar siyonist ve kendileri dışında kimseyi umursamıyorlar.” şeklinde ifadelerle, yaşananların insanlık dışı olduğunu vurguladı. Bu durum, uluslararası toplumun acilen harekete geçmesini ve İsrail’in bu tür eylemlerini durdurmasını talep ediyor.

Filo aktivistlerinden Doktor Bianca Webb-Pullman, konteynerlere sıkışık koşullarda yaşadıklarını ve 45 kişi sığdırıldığını belirtti.