Uluslararası arenada dikkat çeken bir gelişme, İngiltere’nin İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetlerine yönelik son politikasıyla birleşen güçlü bir destek zincirinin oluşmasına yol açtı. Türkiye, BAE, Endonezya, Katar, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve Ürdün dışişleri bakanları, bu kararı, uluslararası hukuka saygının ve adil bir çözüm arayışının somut bir örneği olarak kabul ederek ortak bir açıklama yayınladı. Bu ortak deklarasyon, yerleşimlerin sürdürülmesine yönelik faaliyetlerin sona erdirilmesi ve uluslararası topluluğun benzer adımlar atması yönünde çağrı yapmaktadır.

Açıklamada, İngiltere’nin bu tutumu, uluslararası hukukun uygulanması ve yerleşim faaliyetlerinin sorumlularının hesap verebilirliğinin sağlanması konusunda önemli bir kilometre taşı olarak değerlendirildi. Bakanlar, Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya, İsveç ve İngiltere dışişleri bakanları tarafından yayımlanan “İki Devletli Çözüme İlişkin Ortak Bildiri”nin de bu çabanın bir parçası olduğunu vurguladılar. Bu bildiri, uluslararası hukuka uygun, Doğu Kudüs başkenti olan ve 1967 sınırları içerisinde bağımsız, egemen ve toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin devletinin oluşturulması hedefine odaklanmaktadır.

Açıklamanın merkez noktasını, Gazze Şeridi’nin işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu ve bu bölgede güvenlik, istikrar, insani yardım, yeniden inşa ve kalıcı barışın sağlanması için ABD’nin (Donald Trump) “Filistin Çatışmasını Sonlandırma Kapsamlı Planı”nın tam olarak ve derhal uygulanmasının gerekliliği yer alıyordu. Ayrıca, bakanlar, İsrail’in Filistin topraklarını hukuka aykırı işgali nedeniyle ortaya çıkan durumu uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde değerlendirme konusundaki birliğini teyit ettiler. BM Güvenlik Konseyi’nin 2334 sayılı kararı ve Uluslararası Adalet Divanı’nın 19 Temmuz 2024 tarihli İstişari Görüşü de bu bağlamda dikkate alınmıştır.