Türkiye’nin ekonomik geleceği ve küresel arenadaki rolü üzerine önemli değerlendirmelerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ABD ile ilişkilerin güçlenmesine yönelik güçlü bir mesaj verdi. ABD’nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü kutlamalarına katılan Şimşek, bu vesileyle iki ülke arasındaki işbirliğinin stratejik önemini vurgulayarak, ekonomik hedeflere ulaşma konusunda umutlu bir tablo çizdi.
Bakan Şimşek, konuşmasında, ABD’nin tarihsel başarı hikayesinin sadece 1776’daki Bağımsızlık Bildirgesiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda kurumsal yapılarının ve istikrarının da belirleyici olduğunu vurguladı. ‘Bir ekonomist olarak beni en çok etkileyen de budur,’ diyerek, tutarlılık ve istikrarın bir ülkenin temel değerleri olduğunu, bu değerlerin zamanla kazanıldığını ve satın alınamayacağını ifade etti. Şimşek, bu yaklaşımın, Türkiye’nin ekonomik programının temelini oluşturduğunu ve sürdürülebilir büyümeyi hedeflediğini belirtti.
Türkiye ile ABD arasındaki ilk ticari anlaşmanın 1830’da imzalanan “Ticaret ve Seyrüsefer Antlaşması” olduğunu hatırlatan Şimşek, bu antlaşmanın iki ülke arasındaki ilişkilerin başlangıç noktası olduğunu ve günümüzdeki işbirliğinin bu köklerden geldiğini ifade etti. Şimşek, Türk ve Amerikan askerlerinin Kore Savaşı’nda birlikte görev almış olmalarını, Somali, Afganistan ve Balkanlar’da Türkiye’nin sorumluluk üstlenmesini ve NATO üyeliğinin, iki ülke arasındaki dayanışmayı güçlendirdiğini de vurguladı. ‘Jeopolitik belirsizliğin arttığı, küresel ekonominin parçalandığı ve köklü yapısal sorunların yaşandığı bir dönemde Türkiye ile ABD birbirine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor,’ diyerek, iki ülke arasındaki işbirliğinin önemini bir kez daha vurguladı.