Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, son açıklamalarıyla bölgedeki hassasiyetin altını çizerek, ülkesinin operasyonel hazırlıklarını sürdürdüğünü ve her türlü senaryaya karşı tetikte olduğunu ilan etti. Bakan, Yunanistan’ın, olası herhangi bir durumda hızlı ve etkili bir şekilde müdahale edebilme kapasitesine sahip olduğunu vurgulayarak, diplomatik çabaların yanı sıra, güvenlik önceliklerinin de ön planda tutulduğunu belirtti. Bu yaklaşım, özellikle Yunan adaları çevresindeki deniz sınırları konusundaki hassasiyetin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Yerapetritis, savaş söylemlerine karşı uyarıyı sürdürerek, bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasının önemine dikkat çekti. ‘Savaş çığırtkanı’ olarak tanımladığı bazı kesimlerin, gerçekçi olmayan hedeflerle bölgede gerilim yaratmaya çalışabileceğine işaret etti. Bakan, gerçek gücün, diplomatik etki alanının genişletilmesi, savunma kapasitesinin güçlendirilmesi ve ekonomik dayanıklılığın artırılması gibi unsurlarda yattığını vurgulayarak, 'bağıran kişi her zaman en güçlü olan değildir' ilkesini hatırlattı. Bu söylem, özellikle Türkiye’ye yönelik provokatif açıklamaların, Yunanistan’ın gerçek niyetlerini ve hedeflerini daha iyi anlamayı amaçlıyor.
Yunanistan’ın, Yunan adaları çevresindeki karasularının 12 mile çıkarılması konusundaki kararlılığını sürdürdüğünü ve bu hakkının Uluslararası Deniz Hukuku’na dayandığını vurguladı. Bakan, ‘Atina’nın bundan asla vazgeçmediğini’ belirterek, bu konudaki hazırlıkların devam ettiğini ve gerekli adımların ‘uygun görüldüğünde’ atılacağını ifade etti. İyon Denizi’ndeki benzer uygulamaların, Yunanistan için bir model oluşturduğunu ve benzer bir yaklaşımın, ülkenin deniz güvenliğini koruma stratejisinin bir parçası olacağını ekledi. Bu durum, bölgede gerilimi artırma potansiyeli taşıyor.
Yerapetritis, Yunanistan’ın Avrupa Birliği ile işbirliğinin önemine, İsrail ile savunma ve teknoloji alanındaki işbirliğine ve Arap dünyasıyla stratejik temasların sürdürülmesine vurgu yaparak, ülkesinin dış politikasının çok yönlü bir yaklaşımla yürütüldüğünü gösterdi. Ayrıca, Yunanistan’ın, ‘gri bölgeleri’ ve adaların silahsızlandırılması konularını müzakere etmeyeceğini, uluslararası yargıya taşınabilecek tek anlaşmazlığın Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ve kıta sahanlığı sınırlandırması olduğunu da net bir şekilde ifade etti. Bu söylem, Yunanistan’ın, ulusal çıkarlarını koruma konusundaki kararlılığını pekiştiriyor. Bakan ayrıca, deniz parkları kararnamesinin çıkarılacağını ve Yunanistan-Güney Kıbrıs elektrik bağlantı kablosunun döşenmesinin plan doğrultusunda ilerleyeceğini belirterek, ülkenin ekonomik ve enerji projelerine de odaklandığını gösterdi.”} attı.