Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) yaşanan ve uluslararası arenada büyük endişe yaratan Ebola salgını, Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı (WFP) tarafından acil bir gıda yardımı ihtiyacının ortaya konulmasıyla daha da karmaşık hale geldi. WFP'nin bölgedeki Ülke Direktörü David Stevenson'in açıklamaları, salgının sadece sağlık hizmetleriyle değil, aynı zamanda temel gıda güvenliğinin sağlanmasıyla da çözümlenmesinin gerektiğini vurguluyor. Stevenson, salgının etkilediği toplulukların karşı karşıya olduğu zorlu koşulların, gıda yardımı olmadan mücadelenin başarısız olmasına neden olabileceğini belirtiyor.
Bölgedeki karmaşık tabloya dikkat çeken Stevenson, çatışmalar, yerinden edilmeler ve özellikle Ituri eyaletinde 500 binden fazla insanın ‘acil durum’ düzeyinde açlıkla mücadele etmesi gibi faktörlerin, Ebola mücadelesini ciddi şekilde zorlaştırdığını ifade ediyor. IPC'nin 5 üzerinden 4. aşaması olan ‘acil durum’ sınıflandırması, bölgedeki gıda krizi boyutunu gözler önüne seriyor. Bu durum, salgınla mücadelede gerekli kaynakların etkin bir şekilde kullanılmasını engelliyor.
Özellikle Ebola Nehri yakınındaki yerleşim yerlerinde yaşayan toplulukların, gıda erişiminin sınırlı olması, salgının kontrol altına alınmasında büyük bir engel teşkil ediyor. WFP, bu hassas bölgelere gıda yardımının hızla ulaştırılması gerektiğini ve bu konuda acilen daha fazla kaynağa ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor. Stevenson, salgından en çok etkilenen toplulukların hayatta kalabilmesi ve mücadeleye aktif olarak katılması için gıda yardımlarının hayati önem taşıdığını belirtiyor.
Ebola virüsü, 1976'da Sudan'da ilk kez ortaya çıkmış ve ardından KDC'de yaygınlaşarak “Ebola Nehri” olarak adlandırılmıştır. 2013-2017 yılları arasındaki Batı Afrika salgınında Gine, Liberya ve Sierra Leone'de büyük bir can kaybına neden olmuştu. KDC'de ise 15 Mayıs'ta yapılan açıklamada, “Bundibugyo” adıyla bilinen yeni bir Ebola varyantının tespit edilmesiyle birlikte salgın ilan edilmiş ve bölgede acil durum ilan edildi. WFP, bu yeni varyantın tedavisi veya aşısı bulunmadığı için, gıda yardımıyla toplulukların direncini artırmayı ve salgınla mücadelede daha etkin rol oynamalarını hedefliyor.