Sancaktepe’nin sakin atmosferini derinden sarsan, milli cimnastik antrenörü Funda Bakış’ın ölümü, adeta bir gölge gibi çökmüştü. 21 yaşındaki Zehra G., bu trajik olayın sorumlusu olarak yargılanırken, şimdi verdiği ifadeyle olayların akışını tamamen değiştiren bir dönüm noktasını işaret ediyor. Olayın ilk tasvirinde, alacak meselesi ve ani bir kavga gibi basit bir anlatım öne çıkarken, Zehra G.’nin ifadesi, karmaşık bir sosyal ağın ve uzun süren bir gerilimin ortaya çıkardı.

Olayın gece pazarı gibi sisli bir akşamında, Abdurrahmangazi Mahallesi’ndeki spor salonunda başlayan tartışma, nefes kesen bir cinayete dönüşmüştü. Funda Bakış, daha önce aynı spor salonunda çalışan Zehra G. ile, geçmişte verdiği borçlar nedeniyle şiddetli bir anlaşmazlık yaşamıştı. Bu anlaşmazlık, kısa sürede fiziksel şiddete uşaklanmış ve Bakış, hayatını kaybetmişti. Polis, Zehra G.’yi başta ‘kasten öldürme’ suçundan tutuklamıştı. Ancak Zehra G.’nin savundu, bu suçlamayı çürütmekle kalmayıp, olayla ilgili yeni detayları da gün yüzüne çıkardı.

Zehra G., ifadesinde, olaydan önce yıllardır süren bir borç ilişkisini vurgulayarak, “Erhan Ş. erkek arkadaşım, Ahmet Hasan U. ise Erhan’ın arkadaşı olur. Funda Bakış isimli şahsı yaklaşık 1 senedir tanıyorum. Bu şahıs Sancaktepe ilçesinde bir alışveriş merkezi içerisindeki jimnastik salonunda yardımcı antrenör olarak çalışıyordu. Süreç içerisinde Funda’ya elden 20 bin lira ve 2 çeyrek altın borç vermiştim. Ayrıca 100 bin lira kredi çekmiştim. Kredinin ilk 2 taksitini ödedi. Kalan taksitleri ve diğer borçları ödemedi. 2026 yılının Haziran ayında Funda’nın kardeşi olan, aynı zamanda çalıştığım salonun koordinatörü olan Serkan K. işe geç kalmamı bahane ederek beni işten çıkardı. 1 yılımın dolmasına birkaç gün vardı. 1 yılım dolmadan işten çıkarıldığım için tazminat alamadım. Funda ile kötü ayrılmadım. Başlangıçta diyaloğumuz vardı. Kendisinden borçlarını ödemesini istedim. Ancak beni bugüne kadar oyaladı” şeklinde, olaydan hemen önce yaşananları ve borç ilişkisini detaylı bir şekilde anlattı. Bu ifade, sadece alacak meselesinin ötesinde, uzun süren bir hesaplaşmanın ve işten çıkarılmanın da etkili olduğunu gösteriyordu.

Zehra G.’nin anlatımı, olay günü yaşananları da aydınlatıyordu. “Olay günü de Funda’ya mesajlaşma uygulaması üzerinden mesaj atarak alacağımı istedim. Akabinde bu konu ile ilgili erkek arkadaşım Erhan ile görüştüm. Erhan da Funda’nın eşi olan Muhammed Fatih B. ile konuşmuş. Bir süre sonra Erhan bana Muhammed Fatih’in kendisini çağırdığını, onunla konuşmaya gideceğini, benlik bir durum olmadığını, erkek erkeğe konuşacaklarını söyledi. Ben o esnada bir alışveriş merkezindeydim. Saat 19.00 sıralarında Erhan beni arayarak Muhammed Fatih ile görüştüğünü, benim de Funda ile görüşeceğimi söyledi. Bunun üzerine ben otobüsle Erhan’ın olduğu yere gittim. Erhan ve arkadaşı Ahmet, Funda’ların sitesinin biraz ilerisinde cadde üzerinde bekliyorlardı. Ben geldikten sonra Erhan, Fatih’e haber verdi. Bir süre sonra Muhammed Fatih yanımıza geldi. Ben Muhammed Fatih’e eşi Funda ile görüşmek istediğimi söyledim. O da yanımızda Funda’yı telefon ile aradı, sesi hoparlöre verdi. Ben Funda’ya kendisiyle yüz yüze konuşmak istediğimi söyledim. Funda 15 dakika içinde geleceğini söyledi” ifadeleri, olay yerindeki diğer kişilerin de rolünü ortaya koyuyordu. Ancak, Zehra G.’nin ifadesinin en şaşırtıcı yanı, Erhan Ş. ve Muhammed Fatih B.’nin de olayda bir şekilde yer almasıydı. Bu durum, cinayetin ardındaki motivasyonları ve şüphelilerin birbirleriyle olan ilişkilerini daha da karmaşık hale getiriyordu. Olayın gerçek sorumlusu kimdi, ve bu karmaşık ağın tam olarak nasıl işlediği sorusu, yargılamanın merkezine yerleşmişti.