İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde, 13 Temmuz 2025 tarihinde yaşanan ve üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın hayatını kaybetmesine neden olan karmaşık cinayet davası, bugün Küçükçekmece 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde nihai bir sonuçla karşılaşacak. Olayın faili olduğu iddia edilen eski polis memuru Cemil Koç (38) ve suç ortakları, uzun süren yargılama sürecinin ardından mahkeme heyetinin kararını bekliyor. Cinayetin ardından yapılan incelemelerde, genç kadının cesedinin bir bavulun içine yerleştirilerek yol kenarlarına bırakıldığı tespit edilmişti.
Davanın merkezinde, sanık Cemil Koç'a 'kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor. Ayrıca, ‘şantaj’ ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından da 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Olayın hemen ardından, Koç ile birlikte, Ayşe Tokyaz'ın içinde bulunduğu bavulu olay yerinden çıkarıp araca yerleştirdiği iddia edilen Oğuz Kal hakkında da benzer suçlardan ağırlaştırılmış yargılamaya sevk edilmişti. Kal'a da ‘kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçundan 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Davanın karmaşıklığına dikkat çeken savcıların mütalaasında, sanık Cemal Arslan'ın, Koç'a ‘kadına karşı tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek kasten öldürmeye yardım etme’ suçundan 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası talep edilmiş. Ek olarak, Necmettin Ecer, Erhan Girgin, Barış Can Aydın ve Yusuf Ziya Sancak isimli sanıklar, ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar, İlker Umut Uğurlu ise aynı suçtan 9 aydan 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. Mahkeme heyetinin, tüm delilleri ve savunmaları değerlendirdikten sonra sanıkların suçlamalarla ilgili mahkumiyet kararı vereceği bekleniyor.
Mahkemenin bugün açıklayacağı karar, hem Ayşe Tokyaz'ın ailesi için büyük önem taşıyor hem de Türkiye'de kadın güvenliği ve şiddetle mücadele konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirecek. Olayın detayları ve sanıkların savunmaları, mahkeme tarafından dikkatli bir şekilde incelenerek, adil bir karar verilmesi amaçlanıyor. Duruşmanın ardından alınacak kararın, Türkiye'deki benzer vakalarla ilgili yasal süreçleri de etkilemesi olası.