İstanbul'da hayatını kaybeten Serhat Kılıç, Türk sinemasının değerli isimlerinden biri olarak hafızalara kazınmıştı. 51 yıllık yaşamının sonunu Ankara’da, saygı ve sevgiyle karşılanırken, sanat camiası derin bir üzüntü yaşadı. Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde gerçekleştirilen tören, oyuncu ve sanatseverlerin katılımıyla doluydu. Cenaze namazının ardından naaşı Karşıyaka Mezarlığı’na defnedilerek sonsuza dek huzur bulmuş oldu.

Eren Vurdem, merhumin en yakın dostu ve meslektaşı olarak, onun kaybıyla sarsılmış bir şekilde duygusal bir veda mesajı yayınladı. Cenazeyi adli tıp incelemeleri için teslim alırken, yaşadığı acıyı ve teşhis anındaki içsel çalkantıları samimi bir dille paylaştı. Vurdem, Kılıç'ın hayatının ve eserlerinin, sanat dünyasına değerli bir katkı olduğunu ve onun kaybının derin bir boşluk yarattığını vurguladı. Bu süreçte, merhumun iç dünyasına dair düşündürücü ve etkileyici bir bakış açısı sunarak, sanatın sadece dış görünüşten ibaret olmadığını, aynı zamanda ruhun ve kalbin de önemli bir parçası olduğunu hatırlattı.

Vurdem'in paylaşımları, merhum Serhat Kılıç’ın sadece bir oyuncu değil, aynı zamanda insani değerlere ve yardımlaşmaya önem veren, gönüllü bir ruha sahip olduğunu da gözler önüne serdi. Özellikle, film projesi sırasında Kılıç’ın kendisine verdiği destek ve yüce gönüllülüğü, Vurdem’in kalbinde derin bir iz bırakmıştı. Kılıç’ın “Filmimde hiçbir karşılık beklemeden oynarım” diyerek, maddi sıkıntıları göz ardı ederek projeye dahil olması, onun karakterinin en güzel örneğini oluşturuyordu. Bu fedakarlık, Vurdem’e ve tüm sanat camiasına ilham kaynağı olmuştu.