Müzik dünyasının ve kitapların kesişim noktasında yaşanan olaylar, kamuoyunun dikkatini yeniden Seyhan Soylu’ya çevirdi. ‘Sisi’ olarak bilinen ve organizasyon alanındaki deneyimleri ile tanınan bu isim, son gelişmelerle birlikte bir soruşturma kapsamında tutuklandı. Bu durum, sadece Soylu’nun kişisel hayatını değil, aynı zamanda müzik sektöründeki ilişkileri ve hukuki süreçleri de yeniden gündeme getirdi. Olayın ardındaki gerçekler ve soyutlanan iddialar, hukukun üstünlüğünün nasıl işlediğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Seyhan Soylu, 1973 yılında İstanbul’un canlı ve hareketli Samatya semtinde doğdu. O, organizasyon ve menajerlik alanındaki başarılı çalışmalarla kısa sürede tanınmaya başladı. Ancak, bu çalışmaların ardından ‘Sisi’ lakabıyla anılmaya başlaması ve sonrasında yaşanan gelişmeler, onu beklenmedik bir noktaya sürükledi. Soylu’nun, şarkıcı Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile yaptığı anlaşmalar ve bu anlaşmalarla ilgili ortaya çıkan ses kayıtları, soruşturmanın temelini oluşturdu. Bu kayıtlar, Soylu’nun Gülter’e bir albüm yaptırmak için yaptığı girişimleri ve bu sürecin finansal detaylarını içeriyordu.

Ses kayıtlarında Soylu’nun, Gülter’e albüm yaptırırken, kızı Gülter’in hemşirelik mesleğini tercih etmesini desteklemesi ve albümün yayınlanmasının ardından Gülter’in 300 bin lira kazanacağını söylediği iddia edildi. Bu iddialar, Soylu’nun müzik sektöründe yaptığı anlaşmaların ve bu anlaşmaların sonuçlarının detaylarını ortaya koyarken, aynı zamanda Gülter ve Soylu arasındaki ilişkiyi de karmaşık hale getirmişti. Bu durum, hukuki süreçte önemli bir rol oynamış ve Soylu’nun tutuklanma gerekçesi arasında yer almıştır.