Türkiye’nin sosyal güvenlik alanındaki dönüşüm noktasına geldi. 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP), emeklilik sisteminin yeniden şekillenmesine yönelik önemli adımları öngörüyor. Bu yeni dönem, sadece mevcut sistemin sorunlarını gidermekle kalmayacak, aynı zamanda çalışanların motivasyonunu artıracak ve sosyal güvenliğin uzun vadeli sürdürülebilirliğini sağlayacak şekilde tasarlandı. ‘Kazan-kazan’ prensibi üzerine inşa edilen bu yaklaşım, hem sigortalıların haklarını koruyacak hem de Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) finansal gücünü destekleyerek aktüeryal dengeyi güçlendirecek.

Uzun yıllardır süregelen emeklilik sistemindeki temel sorun, ‘çalıştıkça emekli aylığının düşmesi’ olarak tanımlanan aktüeryal dengesizlikler nedeniyle ortaya çıkmıştı. Bu durum, özellikle düşük gelirli çalışanlar üzerinde ciddi bir yük oluşturuyordu. Yeni düzenleme, bu soruna kalıcı bir çözüm sunarken, kişilerin daha uzun süre çalışma hayatlarında kalmalarını teşvik edecek, hakkaniyeti ön planda tutacak ve aktüeryal dengeyi sağlamaya yönelik adımlar atıyor. Bu sayede, emeklilik sisteminin geleceği daha güvenceli bir zemine oturtulacak.

İsa Karakaş’ın vurguladığı gibi, sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği için ödüllendirici bir modelin kurulması hayati bir öneme sahip. Mevcut sistemde, özellikle asgari ücretli ve düşük gelirli çalışanların emekli aylıklarında yaşanan düşüşler, sistemin sürdürülebilirliği açısından ciddi bir risk oluşturuyordu. Bu durum, sistemden erken çıkış yapan milyonlarca çalışanın, prim ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesine ve SGK’nın gelir kaybına uğramasına neden oluyordu. Yeni düzenleme, bu sorunu çözerek hem çalışanların hem de SGK’nın çıkarlarını koruyacak şekilde tasarlandı.

Yeni dönemde, mevcut hesaplama formülündeki Aylık Bağlama Oranları (ABO) üzerinde yapılacak çalışmalar, sistemin sürdürülebilirliğine önemli katkı sağlayacak. Özellikle düşük ücret üzerinden prim ödeyen çalışanların sistemde kaldıkça mağduriyet yaşamasına neden olabilecek ABO’lar, yeniden gözden geçirilecek ve hakkaniyetli bir şekilde güncellenecek. Bu sayede, çalışanların emekli aylıklarında hak ettikleri artışlar sağlanacak ve sistemin mali sürdürülebilirliği güçlendirilecektir. Ayrıca, çalışanların sisteme bağlı kalmalarını teşvik edecek ödüllendirici bir mekanizma oluşturularak, sistemin uzun vadeli sürdürülebilirliği sağlanacaktır.