Almanya’nın çeşitli bölgelerinde, Almanya için Alternatif (AfD) partisinin son seçimlerde elde ettiği önemli başarı, kamuoyunda büyük bir tepkiyle karşılandı. Bu durum, ülke genelinde binlerce kişinin katıldığı, AfD’ye karşı düzenlediği gösterilere yol açtı. Özellikle Berlin’de Brandenburg Kapısı önünde toplanan göstericiler, partinin göçmen karşıtı ve Rusya yanlısı söylemlerine karşı durarak, Almanya’nın geleceği hakkında endişelerini dile getirdiler.
Göstericilerin elinde taşıdığı pankartlarda, ‘Faşizm bir alternatif değildir’, ‘Nazi AfD’yi durdurun: Irkçılığa son verin’ ve ‘Tarih gözünü üzerimizden ayırmıyor’ gibi ifadeler yer aldı. Bu gösteriler, AfD’nin yükselişinin, Almanya’da otoriter ve ayrımcı düşüncelerin yeniden canlanmasıyla ilgili endişeleri de beraberinde getirdi. Saksonya-Anhalt eyaletinde AfD’nin aldığı yüksek oy oranı, özellikle Nazi döneminden kalma ‘yerli’ partilerin elde ettiği en yüksek oranlara benziyor ve bu durum, toplumsal huzur açısından ciddi bir uyarı niteliğinde.
Bu durum, Almanya’nın iç istihbarat teşkilatının da dikkatini çekti. Teşkilat, AfD’nin eyalet teşkilatlarının aşırı sağcı yapısını tespit ederek, demokratik normlara yönelik bir tehdit oluşturduğunu belirledi. Partinin lideri Ulrich Siegmund’un, iktidara gelmek için diğer partilerle ittifaklar kurma çabaları, bu endişeleri daha da artırıyor. Siegmund’un, mevcut siyasi durumu kendi lehine çevirme potansiyeli, Almanya’nın siyasi istikrarı açısından önemli bir risk olarak değerlendiriliyor.