CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünü kutlamak üzere, geniş bir katılımla gerçekleştirilen bir panel konuşması yaptı. Ancak konuşmanın atmosferi, salonda yaşanan yoğun boşluklarla dikkat çekerken, Kılıçdaroğlu’nun mesajları, Cumhuriyet’in temellerine ve geleceğe yönelik hedeflere odaklandı. 600 kişilik salonda oluşan mesafe, etkinliğin coşkusunu azaltırken, Kılıçdaroğlu’nun sözleri, partinin ideolojik yol haritasını yeniden çizdi.
Kılıçdaroğlu, konuşmasında, ‘Çağdaş uygurluğu aşmak’ hedefiyle, Cumhuriyet’in kadınlara yönelik önemini vurguladı. ‘Kadın güçlüyse çağdaş uygurları rahat aşabiliriz’ diyerek, kadınların toplumdaki rolüne ve potansiyeline dikkat çekti. Erkeklerin iç çekişmelerine karşı koyarak, kadınların uyum, direnç ve kararlılık özelliklerini öne sürdü. Cumhuriyet Halk Partisi’nin, bu özelliklere sahip kadınlardan beslendiğini ve onların mirasını koruma sorumluluğu taşıdığını ifade etti. ‘Bizim görevimiz bu partiyi ileriye taşımak. Çağdaş uygurluğu yakalamak değil hedef; çağdaş uygurluğu aşmak’ şeklinde, partinin vizyonunu netleştirdi.
Konuşmasının ilerleyen kısımlarında, Kılıçdaroğlu, kurucuların ekonomik eksikliklerine ve bu açığı kapatma çabalarına odaklandı. İzmir İktisat Kongresi’nin toplanmasının ve Kırıkkale’de savunma sanayiinin kurulması tartışılmasının önemini vurguladı. 600 yıllık bir Osmanlı imparatorluğunun şeker üretememesi gibi, ekonomik zorlukların farkında olan kurucuların, Alpullu Şeker Fabrikası’nın 25 Aralık 1925’te açılmasıyla bu soruna çözüm bulmaya çalıştığını aktardı. ‘Biz çalıştıracağız. Kendi ülkemizde biz yapacağız bu işleri’ diyerek, milli kalkınma hedeflerine işaret etti.
Kılıçdaroğlu’nun mesajı, özellikle kadınlara yönelik bir çağrı içerdi. ‘Eğitimimizi sizlerden aldık, yani annelerden aldık’ diyerek, kadınların eğitimdeki rolünü ve önemini vurguladı. Kadının gücünün, dünyayı yerinden oynatabilecek bir potansiyele sahip olduğunu ve bu gücün, evlatlar, ülke, komşular, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve kurucular tarafından miras olarak bırakılan gelecek nesillere aktarılması gerektiğini ifade etti. ‘Bu gücü kullanın’ diyerek, kadınların toplumsal ve ekonomik hayata aktif katılımını teşvik etti. Konuşmasının sonunda, Altı Ok’un sembolik ağırlığını vurgulayarak, Cumhuriyet’in geleceğe umutla bakışını ifade etti.”}