Başkentte gerçekleştirilen, 30 ülkeden temsilci ağırlıkta olan 50 kişilik diaspora forumu, ‘Köklerden Yeni Yollara’ temasıyla önemli bir buluşma noktası oluşturdu. Bu platformda, dünya genelindeki Müslüman toplulukların, özellikle de ekonomik, sosyal ve kültürel kapasiteleri göz önünde bulundurularak, Gazze’ye yönelik destek ve İslamofobiyle mücadele gibi kritik konular derinlemesine tartışıldı. Forum, sadece bir bilgi alışverişi platformu olmanın ötesinde, diasporaların toplumsal ve siyasi rolünü yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyordu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın forumdaki konuşması, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) küresel önemine dikkat çekerek, BM’den sonra en geniş üye kitlesine sahip teşkilat olduğunu vurguladı. Yılmaz, 2025 yılına kadar 2 milyarı aşan nüfusuyla dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birini temsil eden İİT’nin, dünyanın farklı kıtalarında yaşayan 60 milyonu aşkın insanın diaspora ağları aracılığıyla sahip olduğu stratejik gücü de hatırlattı. Bu durum, diasporaların küresel meselelerde etkili bir rol oynama potansiyelini açıkça ortaya koydu.
Yılmaz, forumda özellikle Müslüman diasporaların Gazze’nin sesi olma potansiyeline odaklanarak, “Müslüman diasporalar, bulundukları ülkelerde Gazze’nin meşru taleplerini kamuoyuna ve karar alıcılara duyurabilecek, çarpıtılmış gerçeklik algılarına karşı etkili bir toplumsal tepki oluşturabilecek önemli bir güce sahiptir. Bu bağlamda, ‘erdemliler ittifakı’ veya ‘insanlık ittifakı’ gibi ortak bir amaç etrafında bir araya gelerek, Filistin halkıyla dayanışmayı daha etkili, görünür ve sonuç odaklı bir mücadeleye dönüştürmeliyiz” şeklinde konuştu. Bu yaklaşım, diasporaların toplumsal hareketliliğini artırma ve küresel politikaları şekillendirmede daha aktif rol oynamalarını teşvik ediyor.
Forum, Müslüman diasporaların Gazze’ye yönelik desteğini daha da güçlendirme ve İslamofobiyle mücadele çabalarını artırma konusunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ortak bir söylem ve sürekli koordinasyonla hareket ederek, diasporalar Filistin halkıyla dayanışmayı daha görünür ve etkili bir şekilde sürdürebileceklerdir. Bu durum, küresel siyaset ve sosyal arenada Müslüman toplulukların rolünü güçlendirecektir.