Türkiye’nin ağız ve diş sağlığı endüstrisi, son yıllarda sergilediği yerlileşme hamlesi ve teknolojik yetkinliğiyle uluslararası yatırımcıların öncelikli odak noktalarından biri haline geldi. Diş Malzemeleri Sanayici ve İş Adamları Derneği (DİŞSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Uçar, özellikle Güney Kore, Çin ve Avrupa merkezli fonların Türkiye'deki firmalarla yakın temas halinde olduğunu vurguladı. Sektördeki pazar hacminin son on yılda on kat artarak 1 milyar dolara ulaştığını belirten Uçar, önümüzdeki on yıllık periyotta doğrudan tesis yatırımları, şirket birleşmeleri ve borsa kanalıyla 200 milyon dolarlık bir dış sermaye girişi beklediklerini ifade etti.
İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan IDEX İstanbul Uluslararası Dental Fuarı öncesinde değerlendirmelerde bulunan Uçar, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin sektörel etkilerine değindi. Orta Doğu'daki hareketliliğin etkisiyle Dubai gibi rakip merkezlerin cazibesini yitirmeye başladığını ve İstanbul'un dünyadaki en prestijli ilk dört etkinlikten biri konumuna yükseldiğini söyledi. Savaş gündemine rağmen özellikle Körfez ülkeleri ve Kuzey Afrika'dan yoğun bir ziyaretçi talebi aldıklarını belirten Uçar, fuardaki yabancı katılımcı oranının kısa süre içinde yüzde 50 seviyelerine tırmanacağını öngördü.
Türkiye'nin dental alandaki başarısının temelinde yüksek hekim kalitesi, dijitalleşme ve rekabetçi fiyat politikası yatıyor. Özellikle İngiltere gibi Avrupa ülkelerinden gelen hastaların tedavi için Türkiye'yi birincil destinasyon olarak gördüğünü aktaran Erkan Uçar, dijital diş hekimliğindeki ilerlemelerin bu süreci hızlandırdığını dile getirdi. Sektörün stratejik öneminin devlet nezdinde de kabul gördüğünü ifade eden Uçar, dental tıbbi cihazların HAMLE teşvik programına dahil edilmesinin yerli üretim kapasitesini ciddi oranda artıracağını hatırlattı.
Endüstrinin en büyük darboğazı olarak teknik personel eksikliğine dikkat çeken DİŞSİAD Başkanı, Ar-Ge yapacak mühendis bulabildiklerini ancak üretimde CNC tezgahlarını kullanacak nitelikli operatör sıkıntısı çektiklerini belirtti. Ekonomik konjonktürün ve döviz kurlarındaki hareketliliğin üreticileri zorladığını ifade eden Uçar, tüm küresel ve yerel olumsuzluklara rağmen beş yıl içerisinde 1 milyar dolarlık ihracat sınırını aşmayı temel vizyon olarak belirlediklerini sözlerine ekledi.