İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) uzun soluklu Başkanı Erdal Bahçıvan, 13 yıllık liderlik serüveninin sonunu getirdi. Odakule’de düzenlenen özel bir törende yaptığı açıklamada, görev süresini kendi iradesiyle sonlandırmasının, sanayi dünyasına ve Türkiye ekonomisine önemli bir katkı daha sunduğunu vurguladı. Bahçıvan, başkanlık döneminde ‘doğruları söylemek’ ilkesinden ödün vermeden, ülkenin karşı karşıya olduğu zorlu koşullara ilişkin uyarılarını zaman içinde haklı olduğunu gördü.
Başkan Bahçıvan, görevi bırakırken, küresel arenada Türkiye sanayisinin yaşadığı karmaşıklıkları ve zorlukları da göz ardı etmedi. 2013’ten itibaren yaşanan yüksek enflasyon, finansman sıkıntıları, kur dalgalanmaları, Covid-19 pandemisi, tedarik zincirindeki bozulmalar, enerji krizleri, savaşlar ve depremler gibi bir dizi krizi yönetmek, sanayicinin dayanıklılığını ve adaptasyon yeteneğini ortaya koydu. Bu süreçte, sanayicinin üretim faaliyetlerini sürdürmeye, istihdamı korumaya ve ihracat pazarlarını güvence altına almaya yönelik çabalarını da takdirle değerlendirdi.
Bahçıvan, sanayicinin sadece ekonomik verileri değil, aynı zamanda Türkiye’nin içsel sorunlarını da çözmeye yönelik çabalara odaklanması gerektiğini vurguladı. “Üretimin nefes alması, Türkiye’nin nefes almasıdır” sözleriyle, sanayinin ülke ekonomisinin temel direklerinden biri olduğunu ve bu direğin güçlenmesinin Türkiye’nin geleceğini de güvence altına alacağını savundu. Ekonomik programlarda yüksek enflasyonun toplum huzuru üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin uyarılarının zaman içinde doğrulanması, Bahçıvan’ın öngörülerine olan güveni artırdı.
Son olarak, Bahçıvan, sanayinin geldiği noktaya yönelik eleştirilerini dile getirerek, Türkiye’nin kendi içsel sorunlarıyla mücadele etmediği sürece, olması gereken gelişme düzeyine ulaşamayacağını ifade etti. Görev emanetini, sanayinin üretim davasına olan inancıyla bırakırken, yeni liderlerin bu inancı koruyarak Türkiye’nin sanayi sektörünü daha da ileriye taşıyacağını umut etti. Ayrıca, başkanlığa adaylığını açıklayan Ender Yılmaz’a destek verdi ve onun da sanayi dünyasına değerli katkılar sağlayacağını öngördü.”}çıkartması, sanayicinin dayanıklılığını ve adaptasyon yeteneğini ortaya koydu. Bu süreçte, sanayicinin üretim faaliyetlerini sürdürmeye, istihdamı korumaya ve ihracat pazarlarını güvence altına almaya yönelik çabalarını da takdirle değerlendirdi.
Bahçıvan, sanayecinin sadece ekonomik verileri değil, aynı zamanda Türkiye’nin içsel sorunlarını da çözmeye yönelik çabalara odaklanması gerektiğini vurguladı. “Üretimin nefes alması, Türkiye’nin nefes almasıdır” sözleriyle, sanayinin ülke ekonomisinin temel direklerinden biri olduğunu ve bu direğin güçlenmesinin Türkiye’nin geleceğini de güvence altına alacağını savundu. Ekonomik programlarda yüksek enflasyonun toplum huzuru üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin uyarılarının zaman içinde doğrulanması, Bahçıvan’ın öngörülerine olan güveni artırdı.
Son olarak, Bahçıvan, sanayinin geldiği noktaya yönelik eleştirilerini dile getirerek, Türkiye’nin kendi içsel sorunlarıyla mücadele etmediği sürece, olması gereken gelişme düzeyine ulaşamayacağını ifade etti. Görev emanetini, sanayinin üretim davasına olan inancıyla bırakırken, yeni liderlerin bu inancı koruyarak Türkiye’nin sanayi sektörünü daha da ileriye taşıyacağını umut etti. Ayrıca, başkanlığa adaylığını açıklayan Ender Yılmaz’a destek verdi ve onun da sanayi dünyasına değerli katkılar sağlayacağını öngördü.