Türkiye, küresel ekonomik arenanın dinamiklerinde yaşanan değişimlere ayak uydurmak ve rekabet gücünü artırmak amacıyla önemli bir stratejik hamle gerçekleştirmekte. Hazine ve Maliye Bakanlığı, İran ile ABD-İsrail arasındaki hassas jeopolitik durumun yarattığı fırsatları değerlendirerek, İstanbul Finans Merkezi’ni (İFM) öne çıkararak yabancı şirketleri ülkeye çekmeyi hedefliyor. Bu kapsamda, İFM’de sunulan cazip teşvikler ülke geneline yayılacak şekilde yeniden düzenlenmesi için yasal bir çerçeve oluşturulması amacıyla çalışmalar başlatıldı.
Bu girişim, özellikle Körfez bölgesindeki jeopolitik risklerin, Dubai gibi daha önce yabancı yatırımcılar için daha çekici olan merkezlerin cazibesini azaltmasının ardından, İstanbul’u alternatif bir finans merkezi olarak konumlandırma fırsatını ortaya koyuyor. Bakanlık kaynakları, mevcut durumun, Türkiye’nin stratejik avantajlarını ve istikrarlı ekonomisini vurgulayarak, yatırımcıları İstanbul’a yönlendirmeyi hedefliyor. Taslak yasal düzenlemelerin önümüzdeki haftalarda Meclis’e sunulması bekleniyor.
Yeni planlanan vergi teşvikleri, şirketlerin İstanbul’da faaliyet göstermesini kolaylaştıracak ve yatırım ortamını iyileştirecek. Şirketlerin, yurt dışından getirdikleri malları Türkiye’de satarak elde ettikleri gelirin %50’sine kadar vergisinden düşmelerine olanak tanınacak bu düzenleme, özellikle ticaret ve lojistik sektörlerinde büyük bir ilgi yaratması bekleniyor. Ayrıca, İFM içindeki kira ödemeleri de vergi muafiyeti kapsamına alınarak, yatırımcılar için maliyet avantajları sağlanacak. Bu yaklaşım, İstanbul Finans Merkezi’nin 2023 yılında kenti küresel bir finans merkezine dönüştürme hedefi doğrultusunda atılan önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bu hamle, aynı zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da vurguladığı gibi, enerji fiyatlarındaki artışın ekonomik üzerindeki baskıları hafifletmek amacıyla yabancı sermayeyi ülkeye çekme çabalarını yoğunlaştırma stratejisinin bir parçası. İFM’de faaliyet gösteren şirketler, finansal hizmet ihracatında %75’lik kurumlar vergisi indirimi, bankacılık ve sigorta işlem vergisinden muafiyet ve belirli çalışan maaşlarında %80’e varan gelir vergisi indirimleri gibi çeşitli avantajlardan yararlanabiliyor. Bu teşvikler, İstanbul’u yatırımcılar için daha cazip bir lokasyon haline getirirken, Türkiye ekonomisinin yeniden yapılandırılmasına ve küresel finans piyasalarındaki konumunun güçlendirilmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Bu stratejik hamle, Foreks tarafından sağlanan güvenilir verilere dayalı olarak, yatırımcıların bilinçli kararlar almasına olanak tanıyacaktır.