İstanbul'un kalabalık Beyoğlu ilçesi, dün sabah acı bir olayla sarsıldı. 42 yaşındaki Berat Topay, yakın çevresinden tanıyıp uzun zamandır iletişim halinde olduğu 43 yaşındaki Şenol Karataş’ın evine davet edildi. Bu beklenmedik buluşma, Topay’ın hayatını sonsuza dek değiştirecek bir trajediye dönüşecekti. Olayın tam olarak nasıl geliştiği hala net olmamasına rağmen, yapılan bilgilere göre Topay, Karataş tarafından bir masaj seansı öncesinde boynuna garip bir şekilde uygulamanın yapılmasıyla fenalaşmaya başladı.

Masajın başlangıcında herhangi bir sorun yaşanmadı gibi görünse de, kısa süre sonra Topay’ın kendisini rahatsız hissetmeye başladığını belirterek acil müdahale talep etti. Karataş’ın aniden uyguladığı bilinmeyen bir teknik, Topay’ın vücudunda ani bir reaksiyona neden oldu. Bu durumun ardından Topay, hızla Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi’ne intikal ettirilmiş ve burada yapılan ilk muayenelerde kalbinin durduğu tespit edilmiştir. Acil müdahale ekiplerinin çabalarına rağmen, Topay’ın hayatını kurtarmak mümkün olamamış ve yoğun bakım ünitesinde hayata veda etmiştir.

Olayın ardından Şenol Karataş, gözaltına alınarak tutuklu olarak ifadesi alınmıştır. Karataş, uzun yıllardır hacamat ve masaj uygulamaları yaptığını, bu konuda bir kurs belgesine sahip olduğunu ifade etmiştir. Ancak, Topay’ın ani sağlık sorununa neden olan mekanizmayı anlamakta zorlanmaktadır. İfadesinde, Topay’a zarar verme niyetinde bulunmadığını, sadece masaj yaparken bir şeyler ters gittiğini belirtmiştir. Ancak, bu iddialar, olayın ardındaki gerçek nedenin daha karmaşık olabileceği ihtimalini de güçlendirmektedir.

Olay, Türkiye Fizyoterapistler Derneği Başkanı Kenan Zafer Aksungur tarafından şiddetle eleştirilmiştir. Aksungur, özellikle boyun bölgesine yönelik bilinçsiz ve yetkisiz müdahalelerin ciddi sağlık riskleri taşıdığını vurgulayarak, gerekli uzmanlık ve tıbbi kontroller yapılmadan gerçekleştirilen uygulamaların felç, inme veya hatta ölüm gibi felaketlere yol açabileceği konusunda uyarıda bulunmaktadır. Aksungur, bu tür işlemlerin yalnızca lisanslı doktorlar veya fizyoterapistler tarafından yapılması gerektiğini, aksi takdirde toplum sağlığı için büyük bir tehlike oluşturacağını belirtmiştir. Bu trajik olay, bilinmeyen ve kontrolsüz uygulamaların potansiyel sonuçlarının ne kadar ciddi olabileceğini açıkça ortaya koymaktadır.