Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) karma eğitime karşı yoğunlaşan kampanyalarla ilgili yeni bir tartışma başladı. Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yanıtlaması talep edilen bir soru önergesiyle bu konuyu gündeme taşıdı. Önerge, karma eğitim savunucularının bu konudaki çabalarına karşı, belirli sivil toplum kuruluşlarının (STK) aldığı tutumlarını ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) olası bir stratejisini sorgulamaya yönelik bir çağrı olarak değerlendiriliyor.
Karaca'nın önergesinde, Yeni Akit gazetesinin “Karma eğitim sona ersin” sürmanşetinin ve 335 sivil toplum kuruluşunun ortak açıklamasıyla karma eğitimin zorunluluktan çıkarılması talebi, dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu durum, Maarif Platformu gibi yapıların laik ve bilimsel eğitimin hedef alınması yönündeki raporlarının da birer kanıt olarak sunulmasına neden oluyor. Bu durum, eğitim alanında belirli ideolojik grupların etkisini artırıp artırmadığı sorusunu da beraberinde getiriyor.
Önergede, geçmişte de benzer tartışmaların yaşanmış olduğu hatırlatılıyor. Yusuf Tekin'in MEB Müsteşarı olduğu dönemde düzenlenen 19. Milli Eğitim Şûrası'nda karma eğitimin mecburiyetten çıkarılması taleplerinin gündeme gelmesi, günümüzdeki tartışmaların köklerinin geçmişe kadar uzadığı gösteriyor. Karaca, bu taleplerin 4+4+4 sistemine geçiş, ÇEDES protokolleri, imam hatip okullarının yaygınlaştırılması ve 4-6 yaş Kur'an kurslarının desteklenmesi gibi uygulamalarla nasıl bir şekilde sürdürüldüğünü vurguluyor.
Karaca'nın önergesindeki sorular, karma eğitimin sadece bir eğitim modeli değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel değerlerle de iç içe olduğunu gösteriyor. Kız çocuklarının ve yoksul ailelerin çocuklarının eşit ve nitelikli eğitimden mahrum bırakılması, çocuk yaşta evliliklerin ve ucuz iş gücü sömürüsünün önünü açma potansiyeli taşıyor. Bu bağlamda, Bakanlığın önceliklerini belirlemesinde gerici odakların taleplerinin ne kadar etkili olduğu da önemli bir tartışma konusu haline geliyor. Önergede ayrıca, okullarda ücretsiz yemek hakkının kaldırılması, hijyen sorunları, çocuk cinayetleri ve öğretmenlerin ataması gibi kritik eğitim sorunlarına Bakanlığın nasıl yaklaştığı da sorgulanıyor. Bakanlığın, karma eğitim karşıtı taleplere odaklanmasının, bu temel sorunlara yeterli çözüm getireceği yönünde bir kanıt sunmadığı savunuluyor.