Avrupa kıtasının önde gelen siyasetçilerinden Ed Miliband, İngiltere Parlamento’sunu bilgilendirirken, İsrail’in Batı Şeria üzerindeki kontrol politikasının uluslararası hukukta ne kadar ciddi bir ihlal teşkil ettiğini vurguladı. Miliband’ın açıklamaları, İngiltere’nin daha önceki tutumundan önemli bir sapma olarak değerlendiriliyor ve bölgedeki diplomasi için yeni bir dönüm noktası olabilir.

İngiltere Dışişleri Bakanı, Batı Şeria’da yaşanan şiddet olaylarına ve yerleşimcilerin Filistinliler üzerindeki iddialı eylemlerine ilişkin endişelerini dile getirerek, bu durumun ‘etnik temizlik’ olarak tanımlanması gerektiğini savundu. Bu ifade, İsrail hükümeti tarafından şiddetli bir şekilde reddedilmiş olsa da, İngiltere’nin tutumunu daha da sertleştirdi. Miliband, mevcut durumu sadece bir ‘saldırı’ olarak görmek yerine, daha karmaşık ve uzun vadeli bir sorun olarak değerlendiriyor.

İngiltere, Fransa ve Kanada’nın koordineli bir şekilde başlattığı, yasa dışı İsrail yerleşimlerine yönelik 5 maddelik bir yaptırım paketinin duyurulmasıyla dikkatleri üzerine çekti. Bu paketin temel amacı, İngiltere’nin adalet ve hukukun üstünlüğüne olan bağlılığını göstermek ve İsrail’in Batı Şeria üzerindeki eylemlerini kınamaktır. Yaptırımlar arasında, yasa dışı yerleşimlerden gelen ürünlerin ticaretinin engellenmesi, belirli İsrailli yetkililerin seyahat yasağı ve finansal yaptırımlar yer alıyor.

Bu hamle, İngiltere’nin İsrail’le olan ilişkisinde bir dönüm noktası olarak kabul edilebilir. Miliband’ın açıklamaları, İngiltere’nin Batı Şeria’daki İsrail yerleşimlerini ‘hukuka aykırı’ olarak tanımlamasının, aynı zamanda bölgedeki bağımsız bir Filistin devletinin kurulması için daha aktif bir rol oynamasının da ilk adımı olabilir. Bu durum, İsrail ile İngiltere arasındaki ilişkilerde önemli bir gerilmeye yol açabilir ve uluslararası arenada da büyük tartışmalara neden olabilir.”} p> p> p> p>