Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik devam eden iddialarla sonuçlanan davada, sanıklar Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in tahliye talepleri mahkeme tarafından reddedildi. 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 4’üncü duruşmada, sanıkların tutukluluk halinin uzatılmasına karar verildi. Mahkeme, sanıkların delil karartma veya kaçma riskinin bulunmadığına dair beyanlarını dikkate alarak, tahliye taleplerini reddetti.

Duruşma sırasında tanıkların ifadeleri, soruşturmanın karmaşıklığına ışık tuttu. Kuyumcuda satış danışmanı olan Ahmet P., Serkan Ç. aracılığıyla Gökhan Böcek’e ait olduğu iddia edilen büyük miktarlarda (ilk olarak 2 milyon 300 bin lira, daha sonra 4 milyon 350 bin lira) altın alım-satım işlemlerinin gerçekleştirildiğini öne sürdü. Bu işlemler sırasında paraların Muhittin Böcek’in gelini Zuhal Böcek ve Nurhak E.’ye aktarıldığına dair iddialar ortaya atıldı. Tanık Fatih A. ise Serkan Ç.’nin düzenli olarak getirdiği paraları teslim alıp saydığını ve kasaya aktardığını belirtti. Serkan Ç. ise döviz alım-satım işlemlerinde kullandığı miktar ve yöntemler hakkında bilgi vererek, yaklaşık 2,5 milyon lira değerinde dövizleri mağaza poşetleri ve bavullarla taşıdığını ifade etti.

Mustafa Gökhan Böcek, yaklaşık 13 aydır tutuklu olduğunu belirterek, hakkındaki suçlamalara ilk günden itibaren itiraz ettiğini, tahliyesi talebinde, ailesinden ve çocuklarından ayrı kaldığını ve oğlunun büyüdüğü süre zarfında yaşadığı zorlukları vurguladı. Sanık, kaçma veya delil karartma riskinin bulunmadığını savcılığın iddialarının temelsiz olduğunu ve adil bir yargılama talep etti. Sanığın savunmalarında, Anayasal haklarının ihlal edildiğini ve devletin ve adaletin kendisine emanet olduğunu ifade etti.

Muhittin Böcek de duruşmada, tutuklu olmasının son zamanlarda fırsat kollayanların iftiralarıyla şekillenediğini, Anayasal haklarının ihlal edildiğini ve devletin ve adaletin kendisine emanet olduğunu belirterek tahliyesini talep etti. Sanık, 5 Temmuz 2025’ten beri adli sürece aktif olarak katıldığını, belediyeyi kamu zararına uğratmadığını, 6 dönem başkanlığı boyunca herhangi bir izin almadığını ve hayatını hemşehrilerine adamış olduğunu vurgulayarak adli kontrol tedbirinin uygulanmasını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıkların sağlık durumunu da dikkate alarak, sanıkların tutukluluk halinin uzatılmasına karar verdi. Sanıklar, adil bir yargılanma ve Anayasal haklarının korunması için çaba göstereceklerini ifade ettiler.