Üsküdar Belediyesi'nin siyasi sahnedeki dönüşümü, hukukun üstünlüğüne dair ciddi soru işaretleri yaratırken, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in açıklamaları, bu değişimin ardındaki karmaşık süreçleri ve yaşanan tehditleri detaylı bir şekilde gün yüzüne çıkardı. Belediye binasının önünde düzenlenen basın açıklamasında Çelik, yaşanan olayların demokrasi açısından ne kadar ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurgulayarak, CHP'li meclis üyelerinin maruz kaldığı baskıları ve tehditleri detaylı bir şekilde sıraladı.

Çelik’in açıklamaları, seçim sürecinde yaşanan olaylara odaklanarak, Sinem Dedetaş’ın tutuklanması, Sibel Tan Çetinkaya’nın belediye başkanlığı seçimi ve ardından yargı eliyle seçim iptalleri gibi olayları kronolojik olarak ele aldı. Özellikle, meclis üyelerine yönelik yargı baskısının ve tehditlerin, seçmenlerin iradesini etkilemeye yönelik bir strateji olarak değerlendirildiğini savundu. Ahmet Başbaydar, Hüseyin Kazan ve Ayhan Aydın gibi isimlerin, seçim sonuçlarını etkilemek amacıyla üzerlerine bastırıldığını iddia ederek, bu süreçte yaşanan usulsüzlükleri ve hukukun ihlalini gözler önüne serdi. Aydın’ın hüngür hüngür ağlayarak teslim olduğunu iddia ettiği olay, özellikle engelli çocuklarının baskıyla siyasi kararlar alması konusundaki etik ve hukuki sorunları da tartışma konusu haline geldi.

Açıklamanın en dikkat çekici noktalarından biri, Vali Davut Gül ve Kartal Adliyesi Savcıları’nın rolünü ele almasıydı. Savcıların, seçim ofisi gibi kullanarak meclis üyelerine baskı uygulaması ve seçmenlerin iradesini etkileme çabası, adalete olan güveni ciddi şekilde zedelediği iddia edildi. Ayrıca, Tahsin Usta’nın 500 bin dolar karşılığı makam teklifiyle teslim olduğu iddiaları ve Afrikadan kardeşiyle işi yapmaya getirildiği iddiası, sürecin ne kadar karmaşık ve şüpheli olduğunu gösteriyordu. Valiliğin, gazetecileri belediyeye girmelerini engelleyerek, bilgi akışını kısıtlaması ve seçmenlerin bilgilendirilmesini zorlaştırması da eleştirilerin odağı oldu.

Son olarak, Çelik, meclis üyelerinden Onur Bayav’ın patronunun da savcılığa çağrılması ve tehdit edilmesi konusuna değinerek, sürecin ne kadar derinlere inmiş olduğunu vurguladı. Valiliğin, 360 derecelik bariyerlerle binayı abluka altına alması ve gazetecilerin içeri girmesini engellemesi, hukukun üstünlüğüne ve demokratik süreçlere yönelik ciddi bir ihlal olarak değerlendirildi. Çelik, 19 meclis üyesinden 19’unun tehditlere boyun eğmediğini belirterek, bu üyelerin kahramanlığını takdir etti ve yaşananların, Üsküdar halkının iradesinin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.