Türkiye’de engelli vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla uygulanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) istisnası, karmaşık hukuki süreçlere yol açmaya devam ediyor. Son dönemde yaşanan olaylar, vergi mevzuatında bir boşluğun tespit edilmesi ve Danıştay’ın bu boşluğu dolduracak bir kararname yayınlaması gerekliliğini ortaya koydu. Bu özel durum, hem engelli bireylerin haklarını koruma çabalarını güçlendiriyor hem de vergi sisteminin adil ve kapsayıcı bir şekilde işlemesini sağlamak adına önemli bir tartışma başlatıyor.
İstanbul’da yaşanan ve Danıştay’a taşınan bir vergi davası, ÖTV istisnasıyla alınan bir aracın, aracın tescil sürecinin tamamlanmadan önce vefat eden engelli bir kişinin mirasçılarından vergi tahsil edilmesine ilişkin tartışmayı alevlendirmişti. İlk olarak vergi dairesi, tescilin vefat sonrası gerçekleştiğini belirterek mirasçılardan tahsil kararı almıştı. Ancak, bu karar ilk derece mahkemesince reddedilmiş ve İstanbul 9. Vergi Mahkemesi, satın alma sürecinin murisin ölümünden önce tamamlandığını gerekçe göstererek vergi dairesinin kararını iptal etmişti.
Ancak, Bölge İdare Mahkemesi farklı bir değerlendirme yaparak, ölümden sonra ödenmeyen verginin mirasçılar tarafından karşılanması gerektiği yönünde karar vermişti. Bu durum, Danıştay’da benzer dosya sayısını artırmış ve içtihat birliğinin sağlanması amacıyla konunun Danıştay’a taşınmasına neden olmuştu. Son olarak, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7. maddesi kapsamında yaptığı değerlendirmede, araç tesliminin gerçekleşmeden önce gerekli satış işlemlerinin tamamlandığını tespit etmiş ve