CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, güncel siyaset arenasında yaptığı açıklamalarla, özellikle Ekrem İmamoğlu’nun durumu ve partinin iç dinamikleriyle ilgili karmaşık bir tablo ortaya koydu. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu’nun ‘siyasi tutuklu’ olarak etiketlenmesine karşı güçlü bir duruş sergilerken, aynı zamanda partinin genel stratejisi ve geleceğiyle ilgili önemli noktalara da değindi. İmamoğlu’nun tutukluluğunun, siyasi bir dava olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, bu durumun partinin hedeflerinden uzak bir yaklaşım olduğunu savundu.

Kılıçdaroğlu, 38’inci Olağan Kurultay’da yaşanan anlaşmazlıkları ve polisin Genel Merkez’e girişiyle ilgili değerlendirmeleri sırasında, olayın taraflar arasında kan davalı değil, aksine, bir medya ve yargı manipülasyonu olduğunu ileri sürdü. Kurultayın iptal edilmesi ve yeni bir süreç başlatılması konusundaki mahkeme kararına atıfta bulunarak, kendi partisinin bu süreçte herhangi bir tarafında yer almadığını, sadece ‘para alanlar’ ve ‘para verenler’ arasındaki tartışmanın kendisini ilgilendirmeyeceğini belirtti. Ayrıca, partililerin Genel Merkez’e zorla girişlerinin kabul edilemez bir durum olduğunu vurgulayarak, bu tür uygulamalara karşı kararlı bir tutum sergiledi.

Yerel seçimlerde CHP’nin aldığı başarı ve Özgür Özel’in liderliğindeki süreçle ilgili Kılıçdaroğlu’nun yorumları da dikkat çekti. Partinin birinci olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirirken, Özgür Bey’in çalışmasını ve eforunu takdir ettiğini ifade etti. Ancak, seçimden sonra uzlaşma zemini arayışlarına karşı çıktığını ve erken seçim çağrısının partinin hedeflerine uygun olmadığını savundu. Kılıçdaroğlu, partinin oy potansiyelini ve halkın gerçeği gördüğünü belirterek, CHP’li üyelerin partilerinin merkezine giderek mührünü bastırabileceğini ifade etti.