Ekonomik belirsizliklerin gölgesinde bankacılık dünyasında önemli bir dönüm noktası yaşanıyor. Küresel finans piyasalarındaki ani hareketliliğin, Türkiye'deki bankacılık sektörünü de derinden etkilediği 2027-2029 dönemine ait öngörüler, finansal istikrarın korunması için uygulanan sıkı önlemlerin sonuçlarını ortaya koyuyor. TCMB’nin enflasyonla mücadele stratejisi, kredi büyümesini kontrol altında tutma çabaları ve KKM uygulamasının sona ermesi, sektörde önemli değişikliklere yol açtı.
Bankacılık sektöründe, özellikle dolar ve euro gibi yabancı para cinsinden kredilerin yaygın kullanımı, Merkez Bankası’nın finansal piyasalara müdahalesini tetikledi. 2026 yılında uygulanan makroihtiyati politikalar, dolar ve euro cinsinden kredi büyümesini sınırlarken, Türk lirası kredilerin kullanımını teşvik etmeyi amaçladı. Bu kapsamda, yabancı para kredilerine ilişkin büyüme sınırları sıkılaştırıldı, zorunlu karşılık oranları artırıldı ve tüketici kredisi limitleri de düzenlendi. Bu durum, kur etkisinden arındırılmış yıllıklandırılmış yabancı para ticari kredi artışını önemli ölçüde düşürdü.
Sektördeki bu sıkılaşma, bankaların kredi kompozisyonunu da değiştirdi. Ticari kredilerde Türk lirası lehine bir eğilim gözlemlenirken, büyük ölçekli firmaların yabancı para kredilerine yönelmesi önlendi. Hanehalkı borçluluğu da dengelenmeye çalışıldı; kredi kartları ve KMH büyümesi yavaşlatıldı. Hanehalkı varlıklarında TL mevduat tercihinin artması, değerli metal fiyatlarındaki yükselişlerin de etkisiyle yabancı para mevduatlarının payı azaldı. Bankacılık sektörünün takibe dönüşüm oranı, yaşanan bu sıkılaşmanın bir sonucu olarak yükseldi, ancak tarihi ortalamaların altında seyretti.
Ekonomik istikrarın korunması için önemli bir adım olarak uygulanan KKM (Kur Korumalı Mevduat) uygulaması, 2025 ve 2026 yıllarında gerçek ve tüzel kişiler için sonlandırıldı. 23 Ağustos 2025 itibarıyla gerçek kişiler için hesap açma ve yenileme işlemleri durdu, 9,6 milyar dolar seviyesindeki KKM bakiyesi ise Ağustos 2026’da tamamen sıfırlandı. Tüzel kişiler için de benzer bir süreç izlenerek, 200 milyon dolar seviyesindeki KKM bakiyesi Aralık 2025 itibarıyla sıfıra indi. Bu durum, TL mevduatlarının toplam mevduat içindeki payını artırmış ve bankacılık sektörüne yeni bir istikrar getirmeyi amaçlamıştır.”}p>