Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde yaşanan trajik olay, Türkiye’nin gündemine yeniden oturdu. 22 Ocak 2025’te meydana gelen ve 2 çocuk annesi Ummuhan Korkut’un hayatını sonlandıran olay, eşine karşı şiddet ve aile içi huzursuzlukun acı sonuçlarını gözler önüne serdi. Mahkeme salonlarında tamamlanan 3. duruşmada, sanık Yunus Korkut, ‘eşe karşı kasten yaralama sonucu ölüme neden olma’ suçundan 14 yıl hapis cezası aldı.
Duruşma boyunca sunulan deliller, sanığın Ummuhan Korkut’a yönelik şiddet eyleminin ani ve öngörülemez olduğunu ortaya koydu. Adli Tıp Kurumu raporları, darbeden kaynaklanan beyin kanamasını ve hayatını kaybını açıkça gösterdi. Sanığın, ‘sadakatsizlik’ gibi bahanelerle olayla ilgisini azaltmaya çalışması ise mahkeme tarafından reddedildi. HTS incelemeleriyle çürütülmeye çalışılan iddialar, delillerin ağırlığı karşısında yerini bulamadı.
Avukat Perihan Ceviz Turasay, sanığın savunmalarına itibar edilmediğini ve haksız tahrik indirimi uygulanmadığını vurgulayarak, sanığın eyleminin tamamen bilinçli ve kasıtlı olduğunu savundu. Turasay, toplumda kadınlara biçilen rolün, Ummuhan Korkut’un ev içi yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği algısının, sanığa cesaret verdiğini belirtti. Bu durum, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin şiddet olaylarına yol açabileceğine dair önemli bir uyarı niteliğindeydi.
Karar sonrası, avukatlar ve Ummuhan Korkut’un ailesi, cezanın yeterli olmadığını ve daha ağır bir yaptırımla adalete ulaşılmasını talep ettiklerini dile getirdi. Özellikle, sanığın eyleminin kastının yoğunluğu ve ölümün önceden öngörülebilirliği göz önüne alındığında, 14 yıl hapis cezasının, benzer suçlarda uygulanan cezaları gölgede bıraktığı ifade edildi. Bu durum, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadınların şiddete karşı korunması konusunda daha kapsamlı ve etkili önlemler alınmasının gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken, yargılama giderlerinin ödenmesi hususunda da talepte bulundu.