Cumhuriyet Halk Partisi'nin lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun cezaevinde bulunmasına dair uzun süren tartışmalara yeni bir boyut getirdi. Euronews'a yaptığı açıklamada, İmamoğlu'nun 'siyasi tutuklu' olarak değerlendirilmesine şiddetle karşı çıkarken, farklı bir perspektif ortaya koydu. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nun içeride bulunmasının siyasi bir karar olmadığını, aksine hukuki süreçlerin bir sonucu olduğunu savundu.
Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nun duruşunun, muhalefetin genel stratejisi açısından da önemli bir rol oynadığını vurgulayarak, 'Şimdi kalkıp da bir kişiyi Cumhurbaşkanı adayı ilan edip ondan sonra bu oldu diye bunu siyasi dava diyemeyiz. Ki gidip [adaylığı için] oy veren de benim. Cumhurbaşkanlığı adaylığı ayrıdır, bu davalar ayrıdır' şeklinde konuştu. Bu ifadeyle, İmamoğlu'nun destekçilerinin de kendisine oy verdiğini ve bu durumun siyasi bir dava olmadığını, hukuki süreçlerin bir sonucu olduğunu belirtmeye çalıştı.
Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nun olası bir adaylığı durumunda, iktidar karşıtı bir duruş sergileyeceğini ve işbirliğine açık olacağını ifade etti. 'Mutlak butlan' yönetiminin ardından, Kılıçdaroğlu'nun İmamoğlu'na olan desteği, muhalefetin birleşik bir cephe oluşturması için kritik bir unsur olarak görülüyor. Bu bağlamda, Kılıçdaroğlu, 'Onun için temas kurulması lazım. Görüşülmesi lazım' diyerek, İmamoğlu'nun olası bir adaylığı etrafında bir araya gelme ve ortak stratejiler geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları, CHP'nin iç dinamiklerinde ve seçmen kitlesiyle olan ilişkisinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. 'Kemik oyunu' olarak tanımlanan CHP'nin mevcut durumuyla ilgili değerlendirmeleri, partinin geleceği hakkında da ipuçları veriyor. Ayrıca, Yeniden Parti'ye geçiş yapan milletvekillerinin partiye olan bağlılığının, CHP'nin siyasi konumunu nasıl etkileyeceği de merak konusu. Kılıçdaroğlu, bu konuya ilişkin de net ifadelerle, partinin gücünü ve potansiyelini vurgulamaya çalıştı.