Üsküdar Belediyesi'nin geleceği, bugün gerçekleşecek olan yeniden yapılacak başkan vekili seçimleriyle belirlenecek gibi görünüyor. Geçmişte yaşanan olaylar ve ortaya çıkan belirsizlikler, bu seçimin sadece bir belediye meclisi seçimi olmaktan öteye geçerek, ilçe yönetimindeki siyasi dengelerin yeniden şekillenmesine zemin hazırlıyor. Bu süreç, Üsküdar halkının temsilciliğine dair önemli bir tartışma zemini oluştururken, farklı siyasi aktörlerin stratejik hamlelerini de beraberinde getiriyor.

Başlangıçta CHP’nin adayı Sibel Tan Çetinkaya, 22 oyla başkan vekili olarak seçilmiş, ancak ardından gelen AKP’nin itirazları, mahkemenin seçimin yenilenmesine karar vermesine yol açmıştı. Bu karar, seçim sürecinde usulsüzlük ve güvenliğin ihlal edildiği iddialarıyla birlikte, seçmenlerin beklentilerini ve siyasi partilerin stratejilerini derinden etkiledi. 6 Eylül’de yapılan ikinci seçimde yaşanan, YENİ Partili ve CHP’li meclis üyelerinin toplantıya katılmaması sonucu oluşan seçim engeli, sürecin daha da karmaşık hale gelmesine neden oldu ve seçimlerin 8 Eylül saat 09.00’a ertelenmesine sebep oldu.

Bu karmaşanın ortasında, farklı siyasi grupların ittifak kurma çabaları dikkat çekiyor. YENİ Partili ve CHP’li ilçe başkanlarının dün yaptığı ortak basın toplantısı, seçimde birlik içinde olmaları yönünde bir mesaj içeriyor. Ancak, seçimden önce CHP’den AKP’ye geçen 4 meclis üyesinin aileleriyle temas kurmaması iddiaları, ittifak kurma sürecinde potansiyel engelleri işaret ediyor. Özgür Çelik’in bu iddiaları, siyasi partiler arasındaki güven sorununu ve stratejik hesaplamaları gözler önüne seriyor.

Şu anda, AKP-MHP grubunun 21 meclis üyesi ve CHP-YENİ Parti ittifakının da 21 meclis üyesi bulunuyor. Seçimlerin 8 Eylül’de gerçekleşmesiyle birlikte, Üsküdar Belediyesi’nin geleceği, meclis içindeki oylar ve ittifaklar doğrultusunda şekillenecek. Bu yeniden yapılanma, sadece belediye yönetiminin değil, aynı zamanda Üsküdar’ın siyasi ve sosyal dinamiklerinin de geleceği için önemli bir dönüm noktası olabilir.