Diyarbakır’ın Şehitlik Mahallesi’nde, 26 Ağustos gecesi bir trajedi yaşandı. Sultan Akdemir (32), hayatını erken bir şekilde kaybetti. Olay, boşanma sürecinde yaşanan gerilimlerin ve şiddetin çarpıcı bir sonucuydu. Ortaya çıkan görüntüler, sadece bir cinayetin değil, aynı zamanda aile içi dinamiklerin ve toplumsal sorunların da yansımalarını gösteriyordu.
Olay, Ersan Akdemir’in (30) Sultan Akdemir’den çocuğu alarak parka gitme bahanesiyle eşini buluşturmasıyla başladı. Ancak bu buluşma, şiddetin başlangıcı oldu. Ersan Akdemir, eşiyle tartıştıktan sonra yanında taşıdığı ateşli silahı kullanarak Sultan’a ateş etti. Bu eylem, Sultan’ın hayatını sonlandırdı ve çevredeki insanlarda derin bir şok yarattı. Olay, hem acı bir kaybı hem de toplumsal bir uyarıyı beraberinde getirdi.
Olayın ardından Ersan Akdemir göz altına alınarak tutuklandı. Avukat Feyza Nur Işık’ın ifadeleri, olayın sadece bir “münferit” olay olmadığını, aksine, şiddetin kalıcı bir döngüsü olduğunu vurguladı. Sultan’ın evlilik süreci boyunca yaşadığı anlaşmazlıklar, boşanma sürecindeki zorluklar ve aile içi gerginlikler, olayın ardındaki karmaşıklığı daha da artırdı. Ayrıca, Sultan’ın kolluğa giderek şikayetçi olması, şiddete karşı duruşunun ve adalete olan güveninin bir göstergesiydi.
Avukat Işık’ın ifadesi, olayın sadece Ersan Akdemir’in eylemiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda Sultan’ın ailesinin de bu şiddetin içinde potansiyel bir rolü olabileceği şüphesini doğruluyordu. Özellikle, Sultan’ın evine davet edilip fiziksel şiddet uygulanan ve ardından kolluğa giderek şikayetçi olan annesinin bu durum, olayın tasarlanmış bir eylem olup olmadığını sorgulatıyordu. Bu durum, olayın sadece bir cinayet değil, aynı zamanda bir “tasarlama” sonucu gerçekleşmiş olabileceği ihtimalini de akla getiriyordu. Soruşturmanın, silahın temini, kaçma aşamasındaki yardımcılar ve aile üyelerinin olaya dahil olup olmadığı gibi konuların derinlemesine araştırılması gerekiyordu.”}p>