Ekonomi uzmanı Prof. Dr. Hakkı Hakan Yılmaz, güncel ekonomik tabloya ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme yaptı. 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı (OVP) çerçevesinde, enflasyon hedeflerinin ve özellikle enerji piyasalarındaki dalgalanmaların emekli ve işçi gelirleri üzerindeki potansiyel etkilerini detaylı bir şekilde analiz etti. Yılmaz, mevcut koşulların, çalışanların ve sosyal güvenlik kesiminin gelecekteki alım gücünü ciddi şekilde etkileyebileceğine işaret etti.
Yılmaz’a göre, 2026 yılı için belirlenen enflasyon tahmini olan yüzde 28,4, gerçekçi bir senaryo olmayabilir. Uzman, yıl sonunda enflasyonun yüzde 31’e ulaşma ihtimalinin daha yüksek olduğunu öngörerek, bu durumun memur ve emekli maaşlarına yapılacak zammı doğrudan etkileyeceğini belirtti. Buna göre, memur ve memur emeklilerinin maaşlarına yüzde 9,3 oranında bir artış yapılırken, işçi ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarına ise yüzde 11,3 oranında bir zam yapılması planlanıyordu. En düşük emekli aylığı ise yaklaşık 25.671,68 TL olarak hesaplandı. Bu oranların, güncel ekonomik koşullarda sürdürülebilir olup olmadığı konusunda ciddi bir soru işareti barındırdığını vurguladı.
Enerji fiyatlarındaki sert artışlar, Yılmaz’ın analizine göre, enflasyonun kontrol altına alınmasını zorlaştıran en önemli faktörlerden biri. Motorin ve benzin fiyatlarındaki yükseliş, ekonominin tüm katmanlarını etkileyerek, hammadde maliyetlerinden tüketici fiyatlarına kadar her yerde zamlanma sürecini tetikledi. Yılmaz, “Rakamlar bu durumu açıkça gösteriyor: Motorinin litre fiyatı birçok yerde 90 lira sınırına ulaştı, bazı bölgelerde ise bu seviyeyi aştı. Eşel mobil sistemi uygulanmasaydı, motorin fiyatı yaklaşık 101 lira seviyesine çıkabilirdi. Benzin fiyatları da benzer şekilde yükseldi ve eşel mobil olmasaydı 90 lira sınırına yaklaşacaktı” dedi. Bu durum, enflasyon beklentilerini yükselterek, gelecekteki enflasyon hedeflerine ulaşmayı daha da zorlaştırdı.
Yılmaz, sadece akaryakıt fiyatlarındaki artışın değil, aynı zamanda bu artışların diğer mal ve hizmetlere yansıması sürecinin de önemine dikkat çekti. “Tarladan fabrikaya, fabrikadan market rafına kadar ekonominin neredeyse tüm üretim ve dağıtım zincirinde maliyet artışları yaşanıyor. Bu durum, enerji fiyatlarındaki yükselişin ikincil fiyatlara geçiş süresinin kısaldığı için, zamların sadece akaryakıt sektörünü değil, tüm ekonomiyi etkileyeceği anlamına geliyor” şeklinde konuştu. Uzman, bu nedenle enflasyonla mücadelede, enerji fiyatlarını tek başına hedeflemek yerine, tüm ekonomik faktörleri birlikte değerlendirmenin ve etkili bir politika izlemenin önemini vurguladı. Ayrıca, eşel mobil gibi fiyat istikrarını destekleyen mekanizmaların etkin bir şekilde kullanılması gerektiğini vurguladı.