İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ndeki İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasının 2. duruşması, tutuksuz sanıkların savunmalarıyla büyük bir dikkat topladı. Davanın merkezinde yer alan Ekrem İmamoğlu'nun oğlu Mehmet Selim İmamoğlu, Hırvatistan'daki devasa inşaat projesiyle ilgili usulsüz para transferleri ve lüks harcamaları nedeniyle yoğun bir şekilde sorgulanırken, davadaki diğer sanıkların da çöküşü hız kazandı. İmamoğlu, Hırvatistan'daki dev inşaat projesi için kurduğu şirkete aktarılan yüz binlerce avroluk serveti aklamaya çalışırken, banka hesapları üzerinden Hırvatistan'a transfer edilen 388 bin 303 avroluk devasa döviz kaynağını “Annem ve dedemden borç aldım” diyerek geçiştirmeye çalıştı. Bu savunma, mali tablolarındaki ciddi eksiklikleri gidermekte yetersiz kalmış ve MASAK raporlarıyla deşifre edilen şüpheli para trafiğini çürütmekte başarısız oldu.

Kürsüye çıkar çıkmaz soyadı üzerinden algı operasyonuna soyunan sanık İmamoğlu, lüks yaşantısıyla da dikkat çekiyor. Satın aldığı 772 bin liralık lüks sportif yelkenlinin finansmanını da babası Ekrem İmamoğlu'ndan aldığı “borç” parayla yaptığı iddia edildi. Bu durum, İmamoğlu'nun iddialarını MASAK'ın tespit ettiği şüpheli hareketleri çürütmek yerine suçlamaları basın organlarına ve denetim kurumlarına atarak hedef saptırmaya çalıştığını gösteriyor. Davanın ilerleyen aşamalarında, diğer sanıkların ifadeleriyle birlikte, İmamoğlu'nun finansal operasyonlarının tam olarak ne kadar derinlere indiği ve kimlerin bu operasyonlara dahil olduğu daha net bir şekilde ortaya çıkması bekleniyor.

Davada, İBB yönetiminin rüşvet çarkını ifşa eden iş adamı Necmettin Şimşek, Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı Turan Aydoğan'ın kendisinden 500 bin dolar rüşvet istediğini ve 200 bin doları peşin teslim aldığını söyledi. Aydoğan'ın “İmamoğlu’nun danışmanıyım, KİPTAŞ Genel Müdürü’nü biz atadık, bu işler basit” dediğini aktaran Şimşek, ne işin çözüldüğünü ne de paranın iade edildiğini belirterek, rüşvet çarkını kuranlardan şikayetçi oldu. Bu olay, İmamoğlu'nun çevresindeki yolsuzluğa karışmış kişilerin ve onların rolünün davadaki diğer sanıklar aracılığıyla da ortaya konulmasına katkı sağlıyor.

Duruşmadaki diğer önemli ifadeler, iş insanı Sarp Yalçınkaya'dan geldi. Yalçınkaya, Etiler'deki adreste teslim edilen dolar dolu çantalardan, CHP kurultayına aktarılan milyonlara ve Olay TV'nin satın alınma talimatına kadar skandal detayları anlattı. Yalçınkaya, firari sanık Murat Gülibrahimoğlu ile Ekrem İmamoğlu'nun ‘sağ kolu’ Fatih Keleş arasındaki karanlık para trafiğini de ifşa etti. Gülibrahimoğlu’nun, kripto para üzerinden paraları yurt dışına transfer etmek için özel bir kripto varlık şirketi kurduğu iddia edildi. Bu iddia, İmamoğlu'nun finansal operasyonlarının ne kadar karmaşık ve teknolojik olduğunun da bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Dava, bu yeni bilgilerle birlikte, İmamoğlu ve çevresine yönelik soruşturmaların daha da derinleştirilmesi için bir dönüm noktası olabilir.