Batı Şeria'nın kalbinde yer alan el-Mugayyir köyünde, yeni bir eğitim yılının başlangıcı, umut yerine tedirginlikle başladı. Köyün en kırsal bölgesinde bulunan okul, bu yıl, işgalci güçlerin artan varlığı ve eylemleriyle yüzleşmek zorunda kalacak gibi görünüyordu. Okul müdürü Bassam el-Assaf, sabahın erken saatlerinde okulun kapısında beklerken, zeytin ağaçlarının arasında yükselen dikenli teller ve güçlendirilmiş kapılar, yeni bir güvence değil, aynı zamanda bir uyarı işareti gibiydi.

Okulun duvarları, her geçen gün daha da korkuyla doluyordu. Veliler, çocuklarını okula gönderme konusunda ciddi endişeler taşıyor, çünkü son zamanlarda artan işgalci saldırıları ve şiddet eylemleri, çocuklarının güvenliğinden duydukları endişeyi kat ve kat artırmıştı. Evs el-Naasan gibi 14 yaşındaki bir öğrencinin, okul kapısının dışında düzenlenen ve hayatını yitirdiği bir olay, bu korkuyu daha da körüklemişti. Aynı saldırıda, kardeş Cihad da İsrail askeri tarafından hayatını kaybetmişti.

Olayın ardından, sınıflarda panik yaşanmıştı. Öğrenciler, öğretmenlerinin talimatları doğrultusunda sınıfların arkasına veya yere uzanarak kendilerini korumaya çalışmışlardı. Okulun duvarlarına isabet eden mermiler, bu korku dolu anları daha da taze tutuyordu. Bu tür saldırılar, yalnızca çocukların değil, tüm köyün yaşamına mal olmuştu. Bir öğrenci daha, güvenlik önlemlerine rağmen saldırıya uğrayarak hayatını kaybetti ve bu da velilerin endişelerini daha da artırmıştı.

Okulun geleceği belirsizliğini korurken, veliler ve öğretmenler, okulun güvenliğini sağlamak için her türlü önlemi almaya çalışıyorlardı. Okul yerleşkesinin etrafına dikenli teller çekildi, kapılar güçlendirildi ve ambulans ekipleri hazırda bekliyordu. Ancak, bu önlemlerin işgalci saldırıların etkisini tamamen ortadan kaldırması mümkün görünmüyordu. Çocukların, bu belirsiz ortamda eğitimlerini sürdürmeleri, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan onlar için büyük bir zorluk oluşturuyordu. Köyün, işgalci güçlerin sık sık kurduğu geçici kontrol noktaları ve baskıları, yaşamlarını her geçen gün daha da zorlaştırıyordu.