Almanya’nın Düsseldorf şehrinde, Gökçek Ailesi’nin bağlı kuruluşu olan HAMAG Holding GmbH, büyük bir mali inceleme altında. Bu durum, şirketin Almanya’da hiç çalışanı ve geliri olmayan yapısı, yüksek miktardaki para transferleri ve bu transferlerin kaynağına dair soru işaretleri nedeniyle Alman vergi yetkililerini alarma geçirdi. 3,8 milyon Euro’luk bir binanın satın alınması, bu soruşturmanın merkez noktasını oluşturuyor.

Soruşturmaya göre, Ankara eski Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Melih Gökçek’in oğlu ve gelini, Almanya’ya önemli miktarda para transferi yapmışlar. Bu transferin toplam tutarı 3 milyon 997 bin 867 Euro olarak kayıtlara geçmiş. Şirketin imza yetkilisi, 23 yaşındaki torun, ‘prokurist’ olarak bilinen ve genel müdür imzası kullanan ancak sınırlı sorumluluğu olan bir yetkilidir. Bu durum, Alman hukukunda ‘prokurist’ kavramının kullanımını da gözler önüne seriyor. Şirket, yurtiçi ve yurtdışındaki hisse satın alımları, gayrimenkul yönetimi ve iştirak yatırımıkları gibi faaliyetlerle ilgileniyor.

Ancak şirketin mali durumu, Alman vergi yetkililerinin sorgulamasına neden oluyor. 30 bin Euro sermayeli bir şirket olan HAMAG Holding GmbH, 4 milyon Euro’ya yakın bir miktar parayı bir binanın satın alınmasına harcamış. Şirketin kayıtlarında, 194 bin 504 Euroluk bir açık bulunuyor ve bu durum, şirketin faaliyet gösterdiği alan ve finansal yapısıyla çelişiyor. Ayrıca, şirketin faaliyet konusu ile binanın satın alınması arasındaki bağlantı da sorgulanıyor. Bu durum, kara para aklama veya vergisiz kazanç transferi şüphesini güçlendiriyor.

Alman Maliyesi, yurt dışından aktarılan bu yüksek miktardaki paranın kaynağını ve bütçede yer almadığı dönemde nasıl harcandığını detaylı bir şekilde inceliyor. Soruşturma, şirketin Türkiye’de vergi dairesinden gizlenerek para transferi yapılıp yapılmadığını da araştırıyor. Alman yetkililer, Türkiye ile adli yardım talebinde bulunarak, şirketin muhasebe kayıtlarını, sözleşmelerini ve diğer belgelerini talep etmeyi planlıyor. Bu durum, Gökçek Ailesi’nin Almanya’daki finansal operasyonları hakkında büyük bir şüphe uyandırıyor ve Alman vergi hukuku açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.