Sanatseverlerin keşif arayışına bir soluk nefes! Alan Cihangir, İstanbul’un kültürel haritasında kendine özgü bir yer edinmiş, disiplinler arası bir yaratıcılık merkezidir. Nihan Okutucu ve Emek Targan Gürsoy’un kurduğu bu oluşum, sahne performanslarının yanı sıra atölye çalışmaları, okuma etkinlikleri, düşünce söyleşileri ve özgün performanslarla sanatın farklı boyutlarını keşfetme fırsatı sunuyor. “Sadece sahnelemek değil, düşünmek, denemek ve kendi sesimizi duyurmak istedik” diyen kurucular, sanatın sınırlarını genişletmeye odaklanıyorlar.

Alan Cihangir’in kalbinde, tarihi bir yapı içinde, küçük ama etkili bir tiyatro alanı yer alıyor. Nihan Okutucu ve Emek Targan Gürsoy, bu alandaki misyonlarını, tiyatroyu sadece oyunların sahnelendiği bir yer olarak görmemek, sanatçının özgürce ifade edebileceği, farklı disiplinlerle etkileşim kurabileceği ve seyirciyle doğrudan iletişim kurabileceği bir platform oluşturmak olarak tanımlıyorlar. Bu vizyon, mekânın programını, oyunların yanı sıra atölyeler, okumalar, söyleşiler ve çeşitli üretim biçimlerini barındırarak zenginleştiriyor.

Öne çıkan projelerinden biri olan ‘Okuma Tiyatroları’, farklı yazarların eserlerini sahneleyerek seyircinin metinlerle daha yakın bir bağ kurmasını sağlıyor. Dekor ve prodüksiyonun basit tutulmasıyla, metnin ve oyuncunun gücüne odaklanılıyor. Bu sayede, seyirciler yeni yazarları ve oyunları keşfetme imkanı buluyor, farklı bakış açıları kazanıyor. Alan Cihangir, aynı zamanda yeni mezun olmuş genç oyuncuların projelerini destekleyerek, onların ilk adımlarını kolaylaştırmayı amaçlıyor.

Yeni sezonda sahnelenecek ‘DNA’ adlı yapım, Paul Zindel’in ‘The Effect of Gamma Rays on Man-in-theMoon Marigolds’ adlı eserinden uyarlama. Oyun, bilimle yeni bir yaşam kurmaya çalışan Deniz’in, annesi Nuran ve Aylin’le olan ilişkileri üzerinden aile, geçmiş ve aidiyet gibi derin meseleleri sorguluyor. Oyun, insanın kendi geçmişinden ve ait olduğu yerlerden ne kadar uzaklaşabileceğini ve gerçek mutluluğun nerede bulunabileceğini düşündüren bir anlatımla seyirciyi etkiliyor. Ayrıca, Kasım ayında Ozan Ağaç’ın kaleme aldığı ‘Neredeyse Mutlu Olacaktım’ adlı yapım sahnelenecek. Bu oyun, şehir yalnızlığına odaklanarak, modern insanın mutluluk arayışını ironik bir dille ele alıyor. Alan Cihangir, çocuklara yönelik Shakespeare atölyeleriyle de sanatın gelecek nesillere aktarılmasına katkıda bulunuyor.”} |{